Dolapdere ustası, bobinler ve hakikat
Tamponundaki sıyrıkları, kapılarındaki çizikleri, ön camındaki çakıl taşı çatlağını ve en son dolunun tavanında açtığı çukurları görmezlikten geldiğim için belki de bana darılmıştır. Çok zamandır…
Tamponundaki sıyrıkları, kapılarındaki çizikleri, ön camındaki çakıl taşı çatlağını ve en son dolunun tavanında açtığı çukurları görmezlikten geldiğim için belki de bana darılmıştır. Çok zamandır…
Bay Raskolnikov, değerli ressam Strauch, sevgili Bardamu, pek kıymetli Fahim Bey. Gecenin bir vaktinde sizleri rahatsız ettiğim ve bu alelade masanın etrafında toplanmak zorunda bıraktığım için her…
“Yaklaşık iki yıldır” diye geçirdim içimden, “Haftada bir kez İstanbul surlarını seyrederek Edirnekapı’dan Topkapı’ya doğru kısa bir yolculuk yapıyorum. Ve işte tam buradan geçerken, pek çok yeri…
Ersin Yılmaz, 1990 İstanbul doğumlu genç bir kalem. Aslen Eskişehirli. Ege Üniversitesi İstatistik Bölümünden mezun olmuş. Bir süre Kahramanmaraş'ta yaşamış. Halen Muğla Üniversitesin İstatistik…
İri yüzük kullanan erkekler hep vardı. Ama son yıllarda iri yüzük kullanan ve parmaklarını göstermekten tuhaf bir zevk alan erkeklerin sayısı çığ gibi büyümeye başladı. Her yerde rastlıyoruz onlara…
Bugün dünyada yeni bir felaket yaşandı mı acaba? Bu sorunun merakı aşan bir değeri yoktur. Çünkü dünya zaten başından beri bir felaketler gezegenidir ve midesi bozuldukça doğasından bir şeyler…
2000’lerin başı. Mevsim sonbahar. Ve her sonbaharda olduğu gibi, Üsküdar’da Çınaraltı gençlerle dolup taşıyor. O dönemlerde okuyup yazanların açık hava mekânı Çınaraltı, artık hayatta olmayan…
O “büyük yol”a çıkacak olanlar, çocuklar gibi heyecanlanırlardı. Neredeyse tamamı yaşlıydı ve içlerinde, gidip de bir daha dönememe duygusu da taşırlardı. Hicaz kafilesi hareket etmeden birkaç gün…
Böyle de oluyor işte; günlerin birbirinden farkı kalmıyor. Durakta elimdeki çantayla herhangi bir otobüsü bekliyorum, saat dokuz ya da on, günlerden Pazartesi veya Perşembe olabilir. Bende dünyanın…
Okuyucuları, Mustafa Kutlu’nun “Sır” adını verdiği hikâye kitabına ayrı bir ilgi gösterdi. Kitap 1980’lerin koşullarında kaleme alınmış bir dizi salkım hikâyeden oluşuyor. 80’li yıllara özellikle…
Sabahleyin, evimin karşısındaki lisenin bahçesinden gelen megafon sesiyle uyandım. Bunun bir müdür sesi olduğunu, bu müdür sesinin buyurucu bir tonla daha senenin başında işleri sıkı tutmaya…
Sabahları çorbamı içmek için yirmi yıldır müdavimi olduğum lokantanın arka kısmındaki açık mutfağın önüne gidiyor, günün menüsünü hazırlamakta olan aşçılar ve aşçı yamaklarıyla selamlaşıyor…
On yılı aşkın bir süre önce, “Sur Kenti Hikâyeleri”ni yazarken, bu tarihi şehrin düşman tarafından yok edilmeden çok önce içten içe zaten çürümüş olduğunu ve hiçbir saldırıya karşı koyamayacak hale…
Abdülhak Şinasi Hisar’ın geçmişte tanıdığı ve hakkında birkaç sayfa kalem oynattığı ediplerden biri de Halit Raşit’tir. Onu Paris’te, arkadaşı Neyyir vesilesiyle tanımış, hatta bir keresinde Rue des…
Yaz gelip çattığında, İstanbul göçebelerinin ruhunda bir kıpırtıdır başlar. İnsanlar bir anda, yani iş ortasında ansızın akıllarına gelmiş gibi çıkacakları yolculuktan, memleketlerinden…
Bu satırları yazdığımda Eren Bülbül’ün şehit edilmesinin üzerinden altı gün geçmişti. Türkiye uzun zamandır belki de ilk kez gündemde bir başka haber olmadığı için değil, gırtlağına tarif edemediği…