Yağmurun bildiği dilde
Ne çok acı var. Bir acı ilmihali gibi dolaşıyor milyonlarca insan ve biz, başkalarının acısına uzaktan bakmanın rahatıyla izliyoruz olan biteni. Ruh ağır ağır aşınıyor. Vahşet ve zulme verdiğimiz ilk…
Ne çok acı var. Bir acı ilmihali gibi dolaşıyor milyonlarca insan ve biz, başkalarının acısına uzaktan bakmanın rahatıyla izliyoruz olan biteni. Ruh ağır ağır aşınıyor. Vahşet ve zulme verdiğimiz ilk…
Yolların tıkandığı, önümüzde uzanan patikaların bizi hiçbir yere götürmeyeceğini düşündüğümüz zamanlar vardır. İnsanlar çaresizlik hapishanesine tıkılı kalmış ve yeis, geminin dümenini eline almış…
Geçen hafta Londra’da, saygın bir üniversitede antropoloji ve psikiyatri profesörü olan dostumla hoşbeş ediyor, bir yandan dünya ahvalini konuşuyor bir yandan da pek sevdiğimiz Hint yemeklerini…
‘Çoğu yaşam ve görüş bugün hâlâ, Auschwitz ve Hiroşima sanki hiç olmamış, yahut eğer olmuşsa da çok uzaklarda, çok önceleri, bir öfke boşalımı şeklinde olmuş, bizi ilgilendirmezmiş gibi sürüyor’. Siz…
‘Yağmurlardan sonra büyürmüş başak/ Meyveler sabırla olgunlaşırmış/ Bir gün gözlerimin ta içine bak/ Anlarsın ölüler niçin yaşarmış’. Sezai Karakoç’un her sevdalı insanın içine işleyen dizeleri…
‘Bana bir hikâye anlat’ dedi adam. Sesi, yaşamaktan yorulmuşların bezgin tınısını taşıyordu. ‘Bana bugüne dek duymadığım bir modern zaman hikâyesi anlat’. Durmuş kalp için bir elektroşok. Ona içinde…
Ne kadar çok acı var. Nasıl da çaresiziz değil mi? Yaşadığımız günler ruhumuzun yıprandığı, gülüşlerimizin arasına kederin davetsizce gelip kurulduğu, zor günler. Çocuklar ölüyor, anne ve babalar…
Arkadaşım bir Anadolu şehrinde rast geldiği doksanlık dedeye, ‘Hayat nasıl geçti?’ diye sorduğunda, şu cevabı vermiş dede: ‘Yarım kalmış bir rüya’. Bazen hayat bir rüya gibi yaşanır, bazen de bir…
Bugünlerde ne çok işitiyoruz o sözleri, başka bir yurt bulmak isteyenler çıkıyor kendilerine, memleket çok kötü diyorlar, gidelim, terk edelim bu belirsizliği. ‘Nereye gidersen git’ diyordu Cemil…
Washington’da kiraz çiçekleri açmış, adeta bir gelinlik gibi şehri süslüyordu. Heyetten ayrılmış şehirde avarelik ediyorduk, kahve dükkânlarına, mağazalara girip çıkıyor, bir nehir bulup kıyısınca…
İnsandan bir atık, lüzumsuz bir varlık, bir ihtiyaç fazlası olarak söz edilebilir mi? Obezleşen dünya sadece maddi çöpler değil insani çöpler de üretiyor ve pek çok insan, ruhu olan, acıları ve…
Günümüzde iletişim teknolojilerinin zamanı hızlandırmasıyla beraber hafızamız giderek zayıflıyor. Şimdiki zamanın neredeyse tamamen yok olduğu, “geçmişin bize hızla yetiştiği, geleceğin her zamanki…
Akira Kurosawa’nın Rashomon'u hafızanın yeniden yapılandırılabilirliğine sinemadan eşsiz bir dipnottur. Rashomon, dört kişi tarafından tanık olunan bir suçun hikayesini anlatmaktadır. Bu dört kişinin…
Bellek sinemanın temel ilgi alanlarından birisi ve sinema dilinin asli bir unsuru. Bugün hafıza, temel anlamını ve bazen varlığını sinema gibi görsel teknolojilerden alıyor. Sinema belleğin sadece en…
‘Tüm yaşamımızı şekillendirenin bu bellek olduğunu fark edebilmemiz için, çok az da olsa belleğimizi yitirmeye başlamamız gerekir’ diye yazar Luis Bunuel, ‘Kendini ortaya koyamayan bir akıl nasıl tam…
Darbe girişiminin ardından gelen vahşi terör saldırıları, bu toprağı bize vatan olmaktan çıkarmak isteyenlerin niyetlerini ayan beyan ortaya koyuyor. Adeta kötülüğü kanıksamamızı istiyorlar, kötülüğü…