Anavatan’ın Yücelciler borcu
Bundan tam altmış dokuz yıl öncesi, 27 Şubat 1948, Makedonya Türkleri için kapkaranlık bir gün. Gölgede kalan dört adam, sessizce sıkılan dört kurşun, hem de sırtlarından. Vurdular ve onların…
Bundan tam altmış dokuz yıl öncesi, 27 Şubat 1948, Makedonya Türkleri için kapkaranlık bir gün. Gölgede kalan dört adam, sessizce sıkılan dört kurşun, hem de sırtlarından. Vurdular ve onların…
Her kültürün, her toplumun yaşama şekli kendine hastır elbette. Bununla birlikte, sadece yaşayış tarzını değil; yediği yemeği, düğün dernek törenlerini, giydiği elbiseyi, dinlediği müziği bile…
Vardar denilince akılınıza ilk gelen şey nehir mi, türkü mü yoksa ovası mı bilemem ama benim aklıma ilk Taş Köprüsü geliyor. Vardar nehrini en çok köprünün üstünden seyredebildim çünkü. Belki de…
İnsanın kendini yaşından olgun hissettiği anlar olur. Geç kalınmış bir mektup gibi düşünün, ne bileyim, sanki beş yüz yıl önce yazılmış ama elinize yeni ulaşmış. O mektubun yaşı gibi hissedersiniz…
Bahar gelmeden, çiçekler açmadan önce tabiat da insanlar da tuhaf sancılar yaşar. Özellikle Şubat ayı bende her zaman tuhaf çağrışımlar yapar. Savaşta da barışta da Şubat sanki olumsuzluklarla anılır…
Dışarda her yer bembeyaz, bu kış mevsiminde Üsküp’e yağan ikinci kar. İlki daha sertti, tanecikler sanki nefretini yağdırıyor gibiydi üzerimize, rüzgârın etkisinden herhalde, şu insanın yüzünü kesen…
Kış mevsimi olması gerektiği gibi şüphesiz, kar yağdı, havalar soğudu, her şey yerli yerinde. Bazı şehirler kartpostalı andırıyor, çocukların gülüşlerini ve kahkahalarını sokaklarda duymayı…
Nerdeyse 25 yıl önceydi, herkeste bir heyecan, uydu antenlerin yeni yeni takılmaya başlandığı dönem. Uzaktan bakınca evlere, binalara tek-tük beyaz çanak antenler takılmış çatılara veya pencere…
Makedonya’da gelişen Türk edebiyatı alanından müjdeli haberlerim var. Mademki bu bir mektup ve mademki bu mektuplar “Anavatana” gidiyor, o zaman buralardan arada sırada güzel haberler de vermek…
Makedonya Türkleri olarak yoğun bir hafta geçirdik, bu yoğunluğa hazırlık süreci de bir hayli hareketliydi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Makedonya Türklerinin 21 Aralık’taki “Türkçe Eğitim Bayramı”…
Haftalardır, yazı yazmak için masaya oturduğumda, umut verici güzel bir şeyler söylemek istiyorum. Ama olmuyor, neredeyse her hafta kötü bir haberle sarsılıyoruz. Bizler daha ileriye gitmeye…
Mesele Türkiye olunca her fırsatta söylediğim şeyi tekrar etmek istiyorum: Türkiye, yalnız değilsin! Hem yalnız değilsin hem de her zamankinden çok daha güçlüsün. Hem güçlüsün, hem de zayıfın…