Şu nihayetsiz bilinme arzusu
“Şöhret âfettir.” Dilimize pelesenk ettiğimiz tabirlerden. Bu kısa ama bir o kadar da muhteşem ve hayati tespitin Efendimiz’e ait bir söz olduğunu bilen ve bilmeyen dindarımızın da, lâikimizin de…
“Şöhret âfettir.” Dilimize pelesenk ettiğimiz tabirlerden. Bu kısa ama bir o kadar da muhteşem ve hayati tespitin Efendimiz’e ait bir söz olduğunu bilen ve bilmeyen dindarımızın da, lâikimizin de…
İnsan takdir görmeden edemeyen bir varlık. Hatta insanı takdir ile tekdirin arasındaki bir berzahta med-cezir girdabına mahkûm âddetmek gerek. Öyle ya, bu birbirine tezat iki tavırdan birine muhatap…
İyi insan yoktur. Aynı zamanda kötü insan da. (Kalbi mühürlenenler ve kalbi temizlenenler dışında elbette.) Ancak iyilikle kötülüğü, içinde harmanlayan insan vardır. Ama mesele de burada: Bu harmanın…
Gerçek Hayat’ı çıkarmayı düşündüğümüzde ben gençtim. Şimdi Gerçek Hayat bir genç. Yine de dün gibi hatırlıyorum, sevgili Hakan Albayrak, Murat Zelân’ın Horhor’daki pırıl pırıl bekâr evinde bana…
Yıllardır Srebrenitsa Katliâmı’nı inkâr eden, hatta “Orada Müslümanlar birbirlerini öldürdü” diyecek kadar müptezelleşen, Miloseviç hayranlığını bir madalya gibi göğsünde övünçle taşıyan ve…
Bir Küp Şeker’de Taşralı bir Pers ailesinin yaşantısına tanıklık ederiz. Ve bir yaşantının en merkezi iki fakültesine. Üstelik aynı ânda: Yeni bir hayatı kurmanın sıcak telâşını yaşarken ölümün soğuk…
Harrison Ford ile ‘yaratık’ Sigourney Weaver’ın başrollerini paylaştığı ama aslında Melanie Griffith’in omuzlarında ilerleyen 1988 tarihli ‘Çalışan Kız’ (Working Girl) bu yüzyıla da sarkan çağdaş iş…
Kendi irfanının verimlerini sinemada görmek, zamanımızın her toplumunun en tabii hakkı. Cumhuriyet dönemi Türk insanı da handiyse yüz yıldır sinemada bu hakkını aramanın peşinde koştu. Kendi…
Kanaatimce cumhuriyet tarihimizin en kritik evrelerinden biri, Türk insanının 30-40 yıl önce kurtarılmış ülkesini bir kez daha kurtarma mecburiyeti hissetmesini mümkün kılan şartlardı. Yani yine…
İlkin çekirdekliğini bile kaybetmiş bir Japon ailesiyle tanışırız. Ana oğuldan ibaret aile, hayata ancak tutunabilmekte. İkili, komşuları tarafından sürekli taciz edildikleri gerekçesiyle de sık sık…
Artık epeydir filmlerini author yönetmenler gibi hem yazıyor, hem yönetiyor, üstüne üstlük onların yapamadığını da yapıp hem de oynuyor ya, üç kilometrekarelik bir alandaki bütün cımbızları da…
Sanatın her cephesinin en büyük davası, bir ömür biteviye farklılık peşinde koşmak. Yenilik, başkalık, farklılık... Farklılık gayesi, meramın nadiren ürüne dönüşmesine müsaade eden bir değirmen…
İnsanı tarif ederken ‘hayvanı natık’ diye kestirip atmak çok eskiye dayanan bir tercih. Ne ki eski kabullerin handiyse hepsi gibi isabetli de. Hayvanı natık... Türkçe’ye aktarırken de ‘konuşan…
İnsanı hiçbir şey evlâdını kaybetmek kadar yakmaz. Ve birinci dereceden bir yakınını. Peşisıra birinci derecede yakını yerine koyduklarını. Klâsik zihin anlayışının tersine modern insan, seçtiği kimi…
“İnsan acı çekmek isteyen yegâne varlıktır.” dersem... Yakıştıramazsınız bunu insanoğluna değil mi? Kıyamazsınız. İçiniz ürperir. Ruhunuz üşür. Üstelik türümüze yönelik bir saldırı gibi algılarsınız…
Geçen hafta İstanbul şöyle kallavi bir sallandı; yani Türkiye’nin 566 yıllık merkezi. 17 Ağustos 1999’dan beri işin erbabının dilinde tüy bitti: Efendim depreme karşı şunu yapmalıyız. Yok efendim…