Kerkük’ü kim kurtaracak?
19 Temmuz 2014 günü NewYork Times günü Tim Arango tarafından kaleme alınan yazının başlığı süreci belki de en iyi ifade eden cümleyi kurmuştu. “Irak Kürtleri kaos ortamını toprak kazanma şansı olarak…
* * *
Referandum Türkmenleri konsolide etti Bilgay Duman / ORSAM Barzani referandum kararı ile bir sınır testi yapmayı denedi. Hem bölgedeki aktörlerle, hem Bağdat’la, hem kendi iç politikası açısından bir sınır testi yapmayı çalıştı. Ancak bence bu testten istediği sonucu alamadı. Mesela Barzani dün tüm referanduma destek veren gösterileri iptal etti ve referandum komisyonu ile toplantılar yaptı. Avrupa ülkelerinden daha güçlü bir destek bekliyordu. Amerika’nın tavrına ise tamamen şaşırdı. İran “askeri seçenek masada” dedi. Türkiye parlamentoyu olağanüstü olarak topluyor, Habur’da askeri tatbikat yapıyor. Dışarda işler umulandan kötü gittiği gibi içerde de iyi gitmedi. Goran’ı ve İslamcı partileri ikna edebileceğini düşünüyordu ama başaramadı. Parlamento göstermelik toplandı hala işlemez halde. Parlamento başkanı ortada yok, seçilmiş başkan Erbil’e giremiyor. Referandum yapmaya kalkıyorlar, parlamentodan çıkmış bir yasa yok. Bu kararın hukuki altyapısı tartışmalı. Barzani’nin başkanlık süresi konusunda yine şüpheler var. 2013’te iki yıllığına uzatıldı, 2015’te bu gerçekleşmedi. Dolayısıyla başkanlık yetkileri konusunda da şüpheler mevcut. Hukuki açıdan sorunlu bir durumla karşı karşıyayız. Netice itibariyle:- Siyasi bütünlüğünü sağlayamayan
- Ekonomik bütünlüğe sahip olmayan (Petrol gelirleri partiler tarafından yönetiliyor)
- Askeri anlamda bir bütünleşmenin söz konusu olmadığı bir bölgede (KDP Peşmergesi ile KYD Peşmergesi ayrıdır) bağımsızlık ilanına giden süreç sıkıntılı bir süreçtir.
- madde kendini feshetmiştir
* * *
Barzani kahraman olmak istiyor Ali Semin / BİLGESAM Barzani Bağdat’ı ziyaret ediyor. Görüşmeler yapacak. Bu görüşmeler sonunda istediği hususlarda bir kazanç sağlayabilirse; merkezi bütçelen alınan pay, Peşmerge’nin maaşını Irak hükümetinin ödemesi, petrol satışı, Kerkük ve tartışmalı bölgeler konusunu ele alan 140. maddenin uygulanması konularında istediğini alabilirse referandum konusunda kendi ifadesiyle “Bir şenlik gibi kutlama”dan öteye gitmeyecek bir durum oluşacak. Referandum konusu bu açıdan Bağdat yönetimine karşı bir baskı unsuru olarak düşünüyorum. İstediğini alan bir Barzani referandumu erteleyebilir. Alamazsa ertelemeyecektir. Türkiye’de referandum yapıldığı gün Kürtler devlet kuruyorlar ve ilan ediyorlar gibi bir algı var. Öyle bir şey yok. Bir kere Kürtlerin en az üç sene bu konuyu çalışmaları lazım. Ayrıca bölgede bu duruma müsaade edecek bir konjonktür mevcut değil. Amerika’ya güvenerek bir devlet ilanına kalkışmak imkânsızdır. Bölgedeki Türkmenleri, Arapları, Şiileri yanınıza çekmeniz gerekiyor. Kerkük’ü dâhil etmek hataydı Barzani’nin Kerkük’e girmesi, Kerkük’te referandum yapıyorum demesi çok büyük hataydı. Referandum konusunu tartışmalı bölgelere taşımayacaktı. Her ne kadar anayasal açıdan sorunlu da olsa Kuzey Irak’taki kendi bölgesinde, Süleymaniye, Erbil ve Duhok’ta referandumun söz konusu olması başka tartışmalı bölgelerin işin içinde olması başka. Referandumu kendi eliyle zora sokmuş oldu. Devlet ilanı ciddi bir konu ve bunu gerçekleştirmek için Barzani’nin çok çalışması gerekiyor. Bu konuda Türkiye, Irak ve İran anlaşmış durumda. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, biliyorsunuz Caferi ve Zarif ile görüştü. Referandum konusunda mutabık kaldılar. Her üç devlet, Türkiye, İran ve Irak sınırları kapatsa Kuzey Irak nereden beslenecek? Amerika her seferinde uçakla gıda yardımı yapmayacak. Amerika’nın da müttefikleri var bölgede. Onları da rahatsız ediyorsunuz. Kürt kartını elde tutmak Olayın Kürt kartı boyutu var. Amerika Kuzey Irak’ın bağımsız olmasını istemez. Amerika, İngiltere ve hatta İsrail için geçerli bir gerçek var ortada. Bu devletler, Kürt kartını kullanmak istiyorlar. Bağımsızlık bu kartın ellerinden alınması anlamına geliyor. Amerika’nın karşıtlığı bu yüzden. Kürt kartını elinde tutmak, Kürtlerin bağımsızlığı olgusunu bir tehdit olarak bölge ülkeleri üzerinde göstermek istiyor. Bağımsızlık gerçekleşirse bu tehdidi yapmanın gerekçesi kalmayacak. Amerika samimi davranmıyor. Suriye’nin kuzeyinde ve Irak’taki çatışma bölgelerinde Kürtleri bir kullanma gayretinde. Amerika, mesela Haşdi Şabi Kürtlere saldırırsa ne yapabilir? Bugün Haşdi Şabi Irak güvenlik güçlerinin bir parçası durumunda, yasal statüye sahip. Olası bir Haşdi Şabi-Peşmerge çatışmasında Peşmerge’yi savunuyorum deyip havadan Haşdi Şabi’yi vuracak bir Amerika düşünebiliyor musunuz? Bunu yapamaz, yaptığı an Bağdat hükümetini karşısına almış olur. Bunun maliyeti Amerika için çok ağır olur. Amerika’nın Irak içerisinde bunu yapacak gücü var mıdır? Bugün itibariyle böyle bir gücü olduğu söylenemez. Kaldı ki, Irak’ta daha etkin bir durumdayken Mehdi ordusuna, Baasçı direnişe karşı ne hallere düşmüştü. Türkmenlerin kendi ordusu olmadı Türkmenlere gelince, Türkmenler silahlı güce sahip şu anda. Nasıl sahip? Haşdi Şabi içerisinde Şii Türkmenlerin iki tugayı var. Sayı olarak 25 bini bulan bir güç bu. Bu gücün tamamı Türkmenlerden oluşuyor. Kerkük, Tuzhurmatı, Emirli, Diyala ve Tazehurmatı bölgelerini kontrol ediyorlar ve bu bölgenin insanları bunlar. Biz Tuzhurmatı bölgesindeniz ve orada Haşdi Şabi’nin varlığını görebiliyorsunuz. Siz bu 25 bin rakamını 150 bin olarak okuyun. Çünkü Türkmen tugayları Haşdi Şabi çatısı altındadır. Türkmen tugaylarına yapılan saldırı doğrudan Haşdi Şabi’ye karşı yapılmış sayılacaktır. Bu, tehlikeli bir durumdur. Irak merkezi hükümetini ve İran’ı karşınıza almış olacaksınız. 2003 yılından sonra Türkmenlerin etnik anlamda bir Peşmerge gibi kendi silahlı güçleri olmadı, Türkmenlerin istediği buydu ama olmadı. Şu anda sadece Şii Türkmen ordusu oluşabildi. Evet, doğrudur bunda İran’ın etkisi inkâr edilemez. Ancak benim sürekli tartışageldiğim bir husus var. Artık bundan sonra çıkacak çatışma bir Şii-Sünni çatışması olmayacak. Kerkük’te çıkması muhtemel bir çatışma varsa bu etnik çatışma olacak. Kerkük bağlamında konuşursak Haşdi Şabi Türkmen tugayları Türkmenleri, Arap tugayları Arapları savunacak. Peşmerge de Kürt gücü olarak sahada yerini alacak. Etnik kavga tehlikesi kapıda Buradaki kavga etnik kavga, mezhep kavgası değil. 2003 yılından sonra Kerkük’te bütün idari yönetim Kürtlerin eline geçti. Dairedeki memurun Kürt olmasıyla Kürtlerde yanlış bir algı oluşmaya başladı. Oysa mesele toprak meselesi. Burada başkaları da var. Türkmenler var, Araplar var. Farkında değiller ama referandum meselesi asıl zararı onlara vermeye başladı. 2003 sonrası oluşan Irak’ta oluşan statüko Sünni Arapları dışlayan bir Şii-Kürt ittifakıydı. Irak anayasasını yazan bu iki kesim birlikte yazdı. 2014 yılına dek süren bu ittifak Barzani’nin tavırları neticesinde artık yarılmış durumda. Talabani hastalığı nedeniyle devre dışı, yoksa daha pragmatik birisi. O müdahil olsaydı bu durum oluşmazdı diye düşünüyorum. Barzani tamamen Kürt liderliğine oynadı. 19 Ağustos 2015 itibariyle görev süresi yasal olarak bitmiş, hukuksuz bir şekilde koltuğunda oturan bir adamın Kürt bağımsızlığını sağlayan adam olarak, bir kahraman olarak tarihe geçme tutkusu bu.