Ömür bitmek üzere, hesap zamanı yaklaşıyor
Sevgili dostlar; ömür bitmek üzere, hesap zamanı yaklaşıyor. Hesabımızı lehimize çevirmek için fırsatları iyi değerlendirelim. Kur’an-ı Kerim’de Peygamberlerle ilgili kıssalar vardır. Bu kıssalar…
***
Hamit Fendoğlu’nun şehadeti 12 Eylül öncesinde teröre kurban verdiğimiz değerlerimizden birisi de Hamit Fendoğlu. Malatyalıların tabiriyle, namı diğer Hamido… 1919 yılında Malatya’ya bağlı Bulgurlu Köyünde, varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İlkokulu, ortaokulu ve lise eğitimini Malatya’da aldı. 27 Mayıs darbesine karşı yapılan gösterilere katılıp Demokrat Parti’yi desteklediği için dava açıldı. Savcıya ifade verirken Bayar ve Menderes’i savunduğundan dolayı idamla yargılandı. 1965 Ekim ayında, Adalet Partisi’nden Malatya Milletvekili seçildi. Mecliste yaptığı konuşmalardan ve parti içi kavgalardan dolayı partisinden atıldı. Ferruh Bozbeyli’nin kurduğu Demokratik Parti’ye geçti. 73 seçimlerinde bu partiden milletvekili adayı oldu fakat seçilemedi. 15 Şubat 1975 tarihinde Malatya’da meydana gelen olaylardan tutuklanarak Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı ve mahkûm oldu. Gürün ilçesinde cezasını çekip serbest kaldı. 11 Aralık 1977 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Belediye Başkanlığı seçimine katıldı ve 54 yıllık CHP egemenliğine son vererek belediye başkanı seçildi, daha sonra Adalet Partisi’ne geçti. Belediye başkanı iken, 17 Nisan 1978 günü postayla gelen bir paketi açması sonucunda, gelini Hanife Fendoğlu ve iki torunu Selim Bozkurt ve Mehmet Kürşad Fendoğlu şehid oldular. 1978’de Türkiye’de politik ortam oldukça karışıktı, sol ve sağ gruplar birbirleriyle, kıyasıya çatışma içindeydi. Halk tedirgin, muhalefet partileri (AP, MSP, MHP) tahrik ediciydi. Siyasal iktidar (CHP) yetersizdi… Böyle bir ortamda, Ankara-Emek PTT’sinden Hamit Fendoğlu adına bir koli gönderilir. Koli, Kasım Önadım adıyla gönderilmiştir. Kasım Önadım, Hamit Fendoğlu’nun çok sevdiği bir arkadaşı, dostudur. Koli, Malatya PTT’sine gelir; Fendoğlu 14 Nisan 1978’de koliyi aldırtır. İşlerin yoğunluğu nedeniyle koli birkaç gün belediyede kalır. 17 Nisan günü akşamı, Fendoğlu koliyi arabasıyla evine götürür. O anı, Hamit Fendoğlu’nun eşi Mukaddes şöyle anlatmaktadır: “Hamit eve geldi. Elinde bir paket vardı. Çocuklar ‘Ne o dede?’ deyip etrafını sardılar. Hamit de ‘Kasım amcanız size çikolata göndermiş’ dedi.” Hamit Fendoğlu, koltuğuna oturmuş, kolinin ambalajını açmaya çalışıyordu. Kolinin kapağı açıldığında, ani bir ses ve patlama binayı sarsar. Mutfakta bulunan eşi, salona koştuğunda Hamit’in paramparça olduğunu, torunlarının ve gelinin de kanlar içinde yerde yattıklarını görür. Korkunç olay karşısında ne yapacağını şaşırır. O sırada komşuları koşuşarak, olay yerine yetişirler. Hamit Fendoğlu’yla aynı köyden ve yakını olan AP İl Başkanı Avukat Bayram Özcan da, ilk yetişenlerden biridir. Avukat Özcan’ın anlatımından: “Yakın komşuyuz. Olayı duyduğumda, ilk yetişenlerden biriyim. Hamit parçalanmıştı, torunları ve gelini hâlen canlılardı. Onları, bir an evvel hastaneye yetiştirmeye çalışıyorduk. O sırada, evin önünde sayıları 100 kadar olan bir grup birikti, slogan atmaya başladılar. Bu acıya, yenilerinin ekleneceğinden kuşku duyuyordum. Ölü ve yaralıları hastaneye yetiştirdik, maalesef yaralıları kurtaramadık. Biz bu telaşın içindeyken, hastanenin önünde, sayılarının 1000 kadar olduğu tahmin edilen bir grubun toplanmış olduğunu, sloganlarla şehir merkezine doğru yürüyüşe geçtiklerini, sağa sola saldırdıklarını sonradan öğrendim.”