Biz bu Ramazan sizdeyiz, siz neredesiniz?
Metrobüste düşünüp hayata geçirdiğiniz bir hayaliniz oldu mu? Yoksa düşünüp hayal olarak bıraktınız mı? O hayali metrobüsün rüzgârına bırakmayanlar #buramazansizdeyiz diye güzel bir hareket…
****
#buramazansizdeyiz kim? Avukatlık yapan Ahmet Kaynar ve birkaç arkadaşının metrobüste geliştirdiği bir sosyal hareket desek pek de yanlış olmaz. ‘Yılını tam hatırlayamasa da 2013 yılında fikir ortaya çıktı’ diyor. Ve şöyle anlatıyor “Bir ramazan ayında metrobüs durağında arkadaşıma denk geldim. Konuşurken söz iftara geldi, ‘yalnız mısın, ailen burada mı’ diye sordum. ‘Kimse yok tek başıma oruç açacağım galiba’ dedi. Kendimi bir an onun yerine koydum ve çok üzüldüm. Birçok insan, İstanbul’da yalnız başına iftar açıyor. Bu kadar insan bir araya gelip birbiriyle oruç açmanın bereketini yaşayabilir diye düşündüm. İşte fikir böyle ortaya çıktı.” Birisi gelse de kapımızı çalsa diyenler için yola çıktıklarını anlatıyor Kaynar, “Bazı insanlar oruç açabiliyor ama sofrasına bir şey koyamadığı için oruç açamayan ya da yapayalnız kaldığı için sevdiklerini üzülerek hatırlayan, keşke birisi gelse kapımı çalsa diyen yaşlı teyzeler yaşlı amcalar var mı diye bir soru aklıma geldi. Gürkan Abimiz, Parklardaki Suriyelilerle Dayanışma platformundaydı, fikri ona söyledim. ‘Bizim de tespit ettiğimiz çok aile var’ dedi. Hemen oturup ilk metinleri yazdım, sonra bir Facebook grubu kurduk. Facebook grubunun adı #buramazansizdeyiz’di. Mottomuz da “Dünyayı değiştirecek bir misafirlik hareketine hazır mısınız?” şeklindeydi. Herhangi bir STK’ya bağlı olmadan, insanların internet üzerinden tanışarak ihtiyaç sahibi kişilerin evlerine misafir olmasını sağlayarak dünyanın güzel bir yer haline geleceğine inanıyoruz. Aradan geçen 6 yıl bunun güzel bir delili.” Aslında #buramazansizdeyiz, Ramazan’la sınırlı bir organizasyon değil. Ramazan ayından sonra da aileler ziyaret ediliyor. Kişilerin yıl içindeki kardeş-dost ihtiyacını gidermek için tüm yıla yaymışlar bu ziyaretleri. Bu hareketin artık kendisini aştığını ve ümmetin işi olduğunu söylüyor Kaynar ve hareketin bir mülkiyeti olmadığını ekliyor. Yani isteyen kişi bu etiketle kendi şehrinde etkinlik düzenleyip, ailelerle iftar yapabiliyor ve bunu da hashtagle paylaşabiliyor. Aileler nasıl belirleniyor? Kaynar, ailelerin ve gidecek kişilerin belirlenmesi sürecini şöyle anlatıyor: “Facebook grubu kurulunca bütün tanıdıkları davet edip anlatmaya başladık. Bizim tespit ettiğimiz ya da bize ulaştırılan evler var. Biz bu evleri arayacağız diyeceğiz ki ‘Merhaba, biz haftaya şu gün size iftara geleceğiz. Ama lütfen bizim için herhangi bir hazırlık yapmayın. Varsa çay demlersiniz, yoksa da biz zaten sohbet etmek sizinle tanışmak için geliyoruz. Bizi kabul eder misiniz?’ Sonra düşündük ki aileler bu teklifi niye kabul etsin, bizi tanımıyorlar bile. Ama öyle olmadı. Hepsi ‘evet’ dedi. Bizi kabul ettiklerinde Facebook’ta paylaşıyoruz. Mesela, ‘Gaziosmanpaşa’da iş kazası geçirdiği için çalışamayan 4 çocuklu bir babanın evine misafir oluyoruz. Evdeki çocukların yaşları şu’ diye detay veriyoruz. Gideceğimiz evin büyüklüğüne göre de sayımızı belirliyoruz. Daha sonra diyoruz ki, ‘Eve 4 kişi gideceğiz ama yemeklerimiz hazır değil.” Yemekler hazır değil çünkü misafirler hazırlıyor. Sanırım işin güzel yanı da bu. Mesela iftar için ismini yazdırıp da gelemeyecek olanlar arayıp iftara katılamayacağım diyor ama sizin için pilav yaptım tenceremi geri getirme sözüyle veriyorum diyor. İnsanları bir şekilde bu işin içine dâhil etmek ne güzel noktası.” Bu iyilik hareketini kendi yaşadığınız şehirde bu Ramazan olmasa da gelecek Ramazan siz de uygulayabilirsiniz.