Haftalık Haber & Kültür1996'dan beri
Türkiye'nin en yerli dergisi
Kültür Sanat

Unutulmuş zarif bir sanat: Kündekârî

Dekoratif maksatla yapılan bir doğramacılık tekniği kündekârî, Farsça asıllı bir kelime olup orijinal imlâsıyla ‘kendekârî’ şeklinde yazılır. Heykeltıraşlık, hakkâklık, kalemkârlık gibi plastik…

ST
Samet Tınas16 Mart 2020 · 1 dakikalık okuma

Dekoratif maksatla yapılan bir doğramacılık tekniği kündekârî, Farsça asıllı bir kelime olup orijinal imlâsıyla ‘kendekârî’ şeklinde yazılır. Heykeltıraşlık, hakkâklık, kalemkârlık gibi plastik sanatları adlandıran bu geleneksel sanat, Osmanlı Türkçesinde “kalemkârî” şeklinde de adlandırılmıştır. Farsça künde (tomruk, masif ağaç kütlesi) kelimesinden etkilenilerek bir kündekârî terimi ortaya çıkarılmış ve genelde ince marangozluk kapsamına giren ahşap sanatları, özelde de dekoratif doğramacılık sanatı için kullanılmıştır.

Kündekârî sekizgen, beşgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçalarının çivi ve tutkal yardımı olmaksızın yalnızca birbirlerine geçirilmeleriyle düz yüzeyler elde etmeyi hedefleyen bir tekniktir. Bu teknik sayesinde nem ve ısı değişikliğine maruz kalan yekpâre ağaç levhalar eğrilme ve çarpılmalara karşı direnç kazanır. Bu sanatta daha çok ceviz, meşe, şimşir, armut, abanoz ve gül ağaçları tercih edilir. Tekniğin temeli küçük ağaç parçalarının damarları, dolayısıyla eğrilme yönleri birbirine zıt gelecek şekilde yivler ve girinti-çıkıntılarla birleştirilmesi esasına dayanır. Genellikle parçaları çerçeveye alan çıtalarla kenar tahtaları ve göbekler oyma-kabartma arabesk motiflerle, bazen de sedef kakmalarla süslenmiştir.

Yeni sayımızda!

ST

Samet Tınas

Gerçek Hayat

Gerçek Hayat yazarı.