FETÖ’nün Orta Asya’daki darbe girişimleri!

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Kırgız müftülüğünün organize ettiği iftar davetinde yaşanan skandal FETÖ’nün Kırgızistan ve Orta Asya yapılanmasını yeniden gündeme getirdi. 8 Mayıs 2019’da Bişkek’teki Dasmiya adlı restoranda verilen iftara Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat ile birlikte FETÖ’nün Kırgızistan’daki elebaşısı olan ve örgütün “Orta Asya imamı” olarak nitelenen Orhan İnandı’nın da davet edilmesi Türkiye Büyükelçisinin sert tepkisine neden oldu. Bu olay Türkiye-Kırgızistan ilişkilerinin sabote edilmeye çalışıldığı ve FETÖ’nün bu krizlerle Türkiye’yi zor durumda bırakma planını devreye soktuğunu gündeme getirdi.

TAKTİKLER AYNI

FETÖ’nün günümüzde Orta Asya’da en güçlü olduğu ve faaliyetlerini serbestçe yürüttüğü tek ülke Kırgızistan. FETÖ’nün Kırgızistan yapılanması 1992’de Kırgızistan Cumhurbaşkanın da katılımıyla FETÖ iltisaklı Sebat Vakfı’na bağlı okulların açılışı ile başladı. FETÖ, Kırgızistan’da 1 üniversite ve 42 okul ile yaklaşık 15 bin öğrenciye terör propagandası yapıyor. Ayrıca iş dünyası başta olmak üzere yetiştirdikleri öğrencilerin bakan düzeyinde görev aldıkları bir yönetim gücüne kavuşuyor.

15 Temmuz sonrası diğer Orta Asya ülkelerine nazaran Kırgızistan FETÖ ile mücadele konusunda Türkiye ile ters düştü. FETÖ tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Kırgızistan’da da sınav sorularını çalarak kendi mensuplarını üniversitelere ve devlet kurumlarına yerleştiriyor. Türkiye’nin başvurusu üzerine FETÖ okulları göstermelik olarak, SEBAT olan vakıf ismini SAPAT olarak değiştirdi ve faaliyetlerini hala yürütüyor.

ORTA ASYA, KAFKASYA VE RUSYA’DA ABD’NİN İSTİHBARAT KAYNAĞI

SSCB’nin yıkılması sonrasında FETÖ, Afganistan merkez olmak üzere Rusya, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinde hızlı bir yapılanmaya gitti. ABD’nin politikaları çerçevesinde Rusya ve Çin’e karşı bir set oluşturmak amacıyla okullar açtı.

FETÖ’nün Asya yapılanması 1990’lı yılların hemen başında Rusya’nın Kuzey Kafkasya bölgesinde yapılanmaya gitti. Kafkasya’nın seçilmesinin nedeni ise etnik ayrımcılığı daha da körükleyerek gelecekte Rusya’yı zor durumda bırakacak bir politika benimsenmesiydi. Kafkasya’dan sonra Tataristan, St. Petersburg, Sibirya ve Hakasya’da da okullar açıldı. Açılan okullar genelde etnik ayrımcılığı körükleyecek yerlerden seçilmişti. Rusya’da Putin’in iktidara gelmesi ve devlet sistemini yeniden kurmasından sonra 2002 yılında Rus İstihbarat Teşkilatı (FSB), FETÖ okullarının Amerikan istihbarat teşkilatı CIA ile ilişkisini delilleriyle tespit etti ve Rusya Yüksek Mahkemesi kararıyla FETÖ okulları yasaklandı.

Rusya’da FETÖ yapılanmasına dair Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yeni deliller ortaya çıktı. Bu delillere göre FETÖ üyeliğinden yakalanan ve Bylock kullanıcısı olan “haberdar.com” adlı internet sitesi çalışanı Uğur Nurcan, 20 Aralık 2015 tarihinde attığı Bylock mesajında ABD-Beyaz Saray sitesindeki imza kampanyasına katılım ve tanıtma kampanyası “list Erdogan’s Turkey Asstatesponsor of terroris voidus. Alliance with Turkey” başlığının Rusya’dan açıldığını söylüyor.

Bu mesaja göre Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kara propagandanın Rusya’daki FETÖ ekibi tarafından organize edildiği ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 2019 yılı itibariyle dava sürecine girdi. Bu soruşturmada Rusya’daki FETÖ ilişkilerine dair önemli bilgilerin çıkabileceği düşünülüyor. Rusya, FETÖ ile etkin mücadele yürüten ender ülkelerden olsa da hala FETÖ ile yakın ilişki kuran kuruluşların ülkedeki faaliyetleri devam ediyor. Bunlar:

– Azerbaycan-Rus Dayanışma Merkezleri
– Moskova’daki “MİRNAS” düşünce kuruluşu
– Haberrus internet portalı
– Rus MK gazetesinin Türkiye eki

Rusya-Türkiye arasında FETÖ ile mücadele konusunda yeni döneme girildi. Yakın zamanda Rusya’daki tüm FETÖ militanlarının Türkiye’ye iade edilmesi konusunda adımlar atılması bekleniyor.

FETÖ, İLK ASKERİ DARBE GİRİŞİMİNİ ÖZBEKİSTAN’DA GERÇEKLEŞTİRDİ

Özbekistan, FETÖ’nün Rusya’dan sonra Orta Asya’da önem verdiği ülkelerden bir diğeriydi. FETÖ’nün Özbekistan’da ABD adına yönetimi değiştirmek için faaliyetler yürüttüğü tespit edilince 1999 yılında bu ülkede de yasaklanmıştı. Hatta 1999 yılında Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’a karşı yapılan bombalı saldırıda FETÖ izine rastlanılmış ve ülkede darbeyi planladıkları tespit edilmişti. FETÖ’nün bu darbe girişimi uzun yıllar Türkiye-Özbekistan ilişkilerinin kopuk kalmasına neden oldu. Günümüzde Özbekistan ile ilişkiler yeniden tamir ediliyor. FETÖ’nün silahlı eylem ve darbe girişiminin ilk örneği Özbekistan’da oldu. Türkiye’deki 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi aslında bu örgütün ilk eylemi değil.

KAZAKİSTAN FETÖ’NÜN OYUNUNU GÖRDÜ

Orta Asya ülkesi Kazakistan’da da FETÖ faaliyetleri ABD merkezli ilerledi. Kazakistan’da 30’dan fazla FETÖ iltisaklı okul açıldı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Kazakistan, Türkiye ile koordinasyon halinde ülkede FETÖ ile ilişkili iş adamları başta olmak üzere birçok militanının oturma izinlerini iptal ederek sınır dışı etti. FETÖ ele başları ise Türkiye’ye iade edildi. Kazakistan’daki FETÖ militanlarının bir kısmı ise Kırgızistan’a kaçarak faaliyetlerini bu ülkede sürdürmeye devam etti. Kazakistan, FETÖ’nün sahip olduğu okul ve üniversiteyi devletleştirerek el koydu. Bu okulların Maarif Vakfı’na devri konusunda görüşmeler devam ediyor. FETÖ, SSCB dağıldıktan hemen sonra Tacikistan ve Türkmenistan’da da faaliyete geçti. FETÖ’nün Tacikistan’daki faaliyetleri sürüyor. Fakat Türkmenistan’da tıpkı Rusya ve Özbekistan gibi FETÖ Örgütünün CIA ile ilişkisi nedeniyle 2011 yılında 14 okula el konuldu.

FETÖ PROJESİNİ RUSYA ERKEN FARK ETTİ

Afganistan, FETÖ’nün orta asyada yapılanmasında merkez ülke olarak kullanıldı. 2018 itibariyle Afganistan’da 15 okul açan örgüt, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında okullarının 12 adedi kapatıldı ve Maarif Vakfı’na devredildi. Afganistan’ın merkez olarak seçilmesinin sebebi ise ülkede var olan ABD varlığı ve ülkenin içinde bulunduğu yönetimsel zafiyet.

Afganistan’da açılan FETÖ okullarında Özbek, Kazak, Kırgız vb. farklı etnik gruplardan öğrenciler yetiştirilerek diğer Orta Asya ülkelerine eğitmen olarak gönderildi ve böylece bu öğrencilerin izlerinin takip edilmesi engellenmeye çalışıldı. FETÖ, Orta Asya’da yetiştirdiği öğrencileri

tıpkı Türkiye’de olduğu gibi polis teşkilatı ve orduya sokmaya gayret gösterdi. Hatta NATO projesi kapsamında Afgan Ulusal Polis Teşkilatı’nın tamamını FETÖ okullarında yetişen yerel öğrencilerden oluşturdu. Bu öğrencileri de 2011 yılında Türkiye’de ikili işbirliği ile uygulanan Polis okullarında öğrenci alımlarıyla yetiştirdi. FETÖ’nün özel olarak yetiştirdiği Afgan, Özbek ve Kırgız öğrenciler, polis olabilmek için Afganistan’ın Mezar-ı Şerif ve Şibirgan, Kırgızistan’ın Narin bölgelerinde gruplar halinde özel olarak eğitildiler. Bu öğrencilerin Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ile Azerbaycan emniyet teşkilatlarında özel yapılanma oluşturdukları biliniyor.

FETÖ’nün bu projeleri gerçekleştirirken NATO ve ABD misyonlarından faydalandığı bir gerçek. Afganistan’ın merkez ülke olması 2008 yılında alınan bir kararla gerçekleştirildi. Buna dair bilgiler 15 Temmuz sonrası yakalanan FETÖ militanının İstanbul Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifade de açıkça ortaya konuldu. Ankara Başsavcıvekili Durdu Özer’in hazırladığı bir iddianamede de FETÖ’nün Orta Asya ülkelerinde yapılanırken ABD’nin Rusya’yı çevreleme politikası stratejisini yürüttüğü ortaya konuldu. Orta Asya ülkelerine FETÖ üzerinden giren ABD, Rusya’nın bu projeyi erken fark etmesi nedeniyle birçok ülkede başarısız oldu.

FETÖ LİDERİ GÜLEN TEHDİTİ

15 Temmuz öncesi Azerbaycan FETÖ’ye karşı tedbir alma konusunda isteksiz davranmışsa da darbe girişimi sonrası tüm faaliyetlerine yasak getirdi. Azerbaycan’ın FETÖ ile kararlı mücadelesi sonrası FETÖ lideri Gülen’in “Aliyev’i Hazar’a atarım” tehdidi bu örgütün devletleri tehdit edecek bir konuma geldiğini de tüm dünyaya göstermiş oldu. FETÖ’nün Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nı tehdit etmesi ülkede basın, iş dünyası, polis teşkilatı, ordu ve bürokraside oldukça güçlü olduğunu ve bu sürecin hala devam ettiğinin anlaşılmasına da neden oldu. FETÖ hala Azerbaycan’da iki ülke işbirliğini bozmak adına farklı kriz alanları oluşturmaya, Aliyev’i itibarsızlaştırmaya çalışıyor. FETÖ’nün Azerbaycan’daki gücü aynı zamanda Rusya’daki Azerbaycan diasporası ve dernekleri üzerinden kurduğu etki ile de alakalı. Rusya’daki Azerbaycan Diasporası içerisindeki FETÖ elemanlarını kullanarak Azerbaycan’ı baskı altında tutuyor.

FETÖ ERMENİ SOYKIRIMINI DA DESTEKLEDİ

Gürcistan ve Ermenistan’da da yapılanmaya gideren FETÖ’nün iki ülkenin ekonomi, bürokrasi ve siyasetini yönlendirmeye çalıştığı biliniyor. FETÖ, Gürcistan’da 16 adet okul, GÜRSİAD adlı iş adamları derneği, Uluslararası Karadeniz Üniversitesi ile faaliyet yürütürken, 15 Temmuz sonrası faaliyetlerine son verildi. FETÖ okulları devletleştirildi. Bu okulların Maarif Vakfına devri görüşmeleri devam ediyor.

FETÖ, Ermenistan’da ise Türkiye’yi sözde soykırım suçlamasıyla itham eden Ermeni Taşnak Diasporasıyla birlikte hareket etti. ABD’de 24 Nisan’da Senatoya sunulan sözde Ermeni soykırımı yasasının geçmesi için FETÖ üyeleri Turkish Heritage Organization adlı örgüt üzerinden çalışmalar yürüttü. FETÖ’nün Ermenistan’daki faaliyetleri devam ediyor. Hatta 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Zekeriya Öz başta olmak üzere Adil Öksüz’ün Ermenistan üzerinden Avrupa’ya kaçırıldığı biliniyor.

FETÖ, Orta Asya’da yetiştirdiği öğrencileri rüşvet vererek yüksek mertebelere getirmeyi bir yol olarak kullanıyor. Buna dair bir örnek Rusya’da yaşandı ve rüşvet verenler ile rüşvet ile üst düzey bürokrasiye yerleştirilen bir FETÖ üyesi yakalandı. FETÖ’nün Orta Asya ve Rusya’daki stratejisinde İslam bir paravan olarak kullanılmışsa da soru hırsızlığı, tehdit, itibar suikastı, darbe girişimi, rüşvet hala yaygın olarak sürüyor. FETÖ’nün Türkiye’de 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan vukuatları yıllardır Orta Asya’da bir strateji olarak sürdürdüğü bilinmeli. Kırgızistan ve Azerbaycan FETÖ’nün askeri darbe yapabilecek güce kavuştuğu ülkelerden.