İstikamet Kızıl Elma
Zeytin Dalı Harekatı’na giden bir Mehmetçiğe muhabirin “İstikamet nereye” diye sorması üzerine, askerin, “Kızıl Elma’ya” cevabını vermesiyle, Kızıl Elma kavramı bir anda gündeme oturdu. Türk…
Binlerce yıllık Türk tarihine bakıldığında, Kızıl Elma Türk milleti için hiçbir zaman emperyal bir hedef olarak algılanmamıştır. Bunun tam aksine, ihtiyaç duyulan başarıların ve dünyada adaleti hakim kılma anlayışının bir ifadesi olarak kullanılmıştır. İslamcılık mefhumunda “ümmetçilik” olarak ifade edilen ve yeryüzündeki Müslümanların birlik ve beraberliğini işaret eden kavram, Türkler arasında Müslüman olmadan önce de, sonra da “Kızıl Elma” tabirinde hayat bulmuştur.
***
Dünyaya adalet getirme ülküsü MHP eski Genel Başkan Yardımcısı Rıza Müftüoğlu, Kızıl Elma’nın dünyaya hakim olma ideali fikrinden doğduğunu ifade ederken, eski Türklerdeki “Güneş bayrağımız, gök çadırımız” sözünü hatırlatır. Müftüoğlu, “Kızıl Elma varılması gereken hedef olarak hep ele alınmıştır. Alparslan döneminde Anadolu yaylaları, Fatih döneminde Ayasofya, Kanuni’de ise Viyana olmuş. Yani fethedilmesi hedeflenen ve gözlenen yerler Kızıl Elma olarak nitelendirilirdi. Bu daha sonraları “İlay-i Kelimetullah” ve “Nizam-ı Alem” kavramlarıyla yer değiştirdi. Dünyaya nizam vermek ideali. Çünkü Türkler öteden beri dünya hakimiyetini bir emperyalizm aracı olarak değil, dünyaya adalet, nizam götürme, Allah’ın adını, adaletini götürme olarak kabul etmişlerdir. Müslüman olmadan önce de Türkler tanrı olarak tek Allah’a inanırlardı ve hep böyle nizam vermek için yayılırlardır. Dünyada zaten bu tür yayılma mefkuresi bir de Romalılarda vardır. Günümüzde de belli ülkelerde var, ancak günümüzdeki emperyalist ülkeler, sömürmek için dünyaya hakim olmaya çalışıyorlar. Türlerde ise nizam vermek ve adalet götürmek için yayılma gösterilirdi. Afrin’de Kızıl Elma’nın anlamı fetih değil Sayın Cumhurbaşkanımız da, Sayın Başbakanımız da, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli de kimsenin topraklarında gözümüzün olmadığını beyan ettiler. Biz fetih için oraya gitmiyoruz. Ordumuz, bugünkü sınırlarımızın dışına ilk defa çıkıyor. Tabii gençler bunu Kızıl Elma ile pekiştirip, ‘Kızıl Elma’ya gidiyoruz’ diye söylüyorlar. Bunu fetih manasında değil de, motivasyon manasında ele almak lazım. Her ne kadar Erbil’de, Musul’da, Kerkük’teki Türkmenler bağımsızlık hayaliyle yaşıyor olsalar da, bu gidişimiz tamamen oraya adalet getirmek ve sınırlarımızı güven altına almak içindir. Kızıl Elma bir semboldür, bunun İslam’a uygunluğu veya uygun olmadığı tartışılmaz. Kızıl Elma tabirine karşı çıkmak, biraz kendi tarihini karıştıran biri için çok cahilce veya haince bir iş olur. Bizim yapacağımız iş, ‘Türkler bu toprakları işgal ediyor’ söylemlerinin yanlış olduğunu anlatmak. Günümüzde muhalefet çok yanlış yapıyor. Hareketi güya desteklediklerini söylüyor, ama ‘yok hava taarruzu olsun, yok efendim iç siyasette kullanılmasın’ şeklinde muhalefet etmeye çalışıyorlar. Zaten bu kelimeyi kullanmak, iç siyasette kullanmak anlamını taşır. Muhalefet dış meselelerde olmaz Elbette orada askerimiz, canlarımız, ciğerlerimiz savaşıyor, ama o iradeyi iktidar vermiş. İktidar başarısız olursa muhalefet yine iktidara söz söyleyecek. Ecevit, Kıbrıs’a çıkartma yaptığımızda ‘Kara Oğlan’ deyip oyların yüzde 40’ını almadı mı? Zaten bu hareket, sahada çalışanların, işin uzmanlarının verdiği raporlar çerçevesinde iktidarın kararıyla gerçekleşti. Durup dururken iktidar ‘hadi şuraya gidin’ diye bir talimat vermedi. Raporlar, incelemeler sonucunda güvenliğimiz için bu kararlar alındı. Böyle bir durumda muhalefetin yapması gereken tam destek vermektir. Öbür taraftan işsizliktir, fakirliktir, fukaralıktır gibi konuları anlatmalı ve böyle oy almaya çalışmalı. Türkiye’nin güvenliği söz konusu olan böylesi bir harekata karşı çıkmak, dış güçlerin de iştahını kabartır. Muhalefet etmek demek, dış meselelerde muhalefet etmek demek değildir. Dış konularda herkesin birlikte olup, birlik mesajı vermesi lazım.”***
Kızıl Elma ümmetçiliktir Bir dönem Alperen Ocakları’nın başkanı olan Eyüp Gökhan Özekin, Kızıl Elma’nın ülkücü harekette kullanılan bir tabir olduğunu söylerken, bunun içinin her dönem farklı bir şekilde doldurulduğunun altını çiziyor. “Spesifik olarak Kızıl Elma eşittir Turan veya Türkçülük gibi denklenmesi gerekmiyor. Milli ülkü ya da ortak hedef olarak algılandı her zaman Kızıl Elma. Bunu kimileri İlay-i Kelimetullah veya Nizam-ı Alem ülküsü olarak içini doldurdu. Allah’ın ismini yeryüzünde yüceltmek ve âleme nizam vermek davası şeklinde özetlenebilir. Bazıları Turan olarak bunun içini doldurdu. Dolayısıyla bu ille de şu kategoride değerlendirilecek diye bir kaide yok. Edebi anlamda Kızıl Elma; hiçbir zaman ulaşılamayan, ulaştığınızı zannettiğiniz anda uzaklaşan, her defasında daha öteye giden ve o şekilde bu ideali sürekli diri tutmanıza vesile olan bir kavram olarak çıktı. Gölgenin bir sonraki aşamasına erişemeyip, sizin hareketinizle gölgenin de hareket etmesi şeklinde tarif edebiliriz. Buna ülkü dendi, Kızıl Elma dendi, dava dendi falan. Bu ifadeyi sevimli bulan da var, bulmayan da. En son Afrin vesilesiyle gündeme gelmiş olması bu kavramı daha sevimli çağrışımlarla anmayı gerektirdi. Son zamanlarda eleştirenlerin çıkış noktası, sahiplenenlerin de sahiplenme motivasyonu biraz da bu AK Parti-MHP birlikteliğiyle alakalı oldu. İçini ne ile doldurduğunuza bağlı Ülkücü hareketin İslami hassasiyetleri daha ön planda olan kısmı bu ülküyü bir İlay-i Kelimetullah olarak değerlendirir. Dolayısıyla bu kavram üzerine gidildiği vakit, buna ülkü de deseniz, Kızıl Elma da deseniz, bu İslamcılıktır, ümmetçiliktir. Sizin tamamen ne ile doldurduğunuza göre değişir. Topyekûn bir kategoriye sokmamak lazım. Afrin Operasyonu’nda dile getirilmesi ise çok spontane gelişti. Planlı, programlı, düşünülerek, hesap edilerek yapılmış kampanyalar olarak görmemek lazım. Yoğun çatışmalı dönemlerde askerin motivasyonunu yükselten şeyler olabilir. Kızıl Elma’ya gidiyorum diyerek motive olanlar olduğu gibi, marş dinleyerek, kuran dinleyerek motive olanlar, o şekilde cepheye gidenler olabiliyor. Başka askere de mikrofon tutsanız, şehadete gidiyorum diyebilir. O anki motivasyon neyse, onu dile getirir.”