Kerbelâ faciası…

Mehmet Ali Tekin

Hicretin 61. senesinde 10 Muharrem’de, Kerbela’da Hz. Hüseyin’le birlikte çoğu Ehl-i Beyt’ten 72 kişi şehid olmuştur.

Peygamberimizin Ciğerpâresi Efendimiz Hz. Hüseyin, Kerbelâ’da şöyle haykırıyordu:

“Ey insanlar, Resûlullah (a.s.m.) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: ‘Kim insanlara zulümle muamele eden, Allah’ın haram kıldıklarını pervasızca işleyen, Resûlullah’ın yolundan gitmeyen ve Allah’ın kulları arasında zulüm ve haksızlıkla iş gören bir idareciyi görür de ona göz yumar, eliyle veya diliyle karşı çıkmazsa, Cenâb-ı Hakk’ın o kimseyi müstahak olduğu yere göndermesi hak olur.’ Bu adamlar (Yezîd ile Ubeydullah bin Ziyad) devamlı şeytana uymaktadırlar. Allah’a ibadet etmeyi bırakıp, devamlı bozgunculuk ve fesat çıkarmaktadırlar. Allah’ın kanunlarını işlenemez hâle getirmiş bulunmakta, devletin hazinesini kendi aralarında paylaşmaktadırlar. Allah’ın haram kıldığını helâl, helâl kıldığını ise haram kılmaktadırlar. Bunu kabul etmeyip karşı çıkmak ise herkesten önce benim vazifemdir.

“Bunun böyle olduğu hususunda bana birçok mektup gönderdiniz. Bana biat edeceğinize ve yalnız bırakmayacağınıza dair haberciler yolladınız. Eğer bu sözünüzü tutar da bana biat ederseniz doğru bir harekette bulunmuş olursunuz; şayet bu sözünüzden vazgeçtiyseniz, gelişimden hoşlanmadıysanız bırakın geri gideyim.

“Biraz düşününüz: Beni öldürmeniz size bir iyilik getirir mi? Benim kanım size helal olur mu? Ben sizin Peygamberinizin kızının oğlu değil miyim? Ben sizin Peygamberinizin amcasının oğlu Ali’nin oğlu değil miyim? Hamza, Abbas, Câfer benim amcalarım değil midir? Resûlullah (a.s.m.) benim ve kardeşim hakkında ‘Bunlar cennetlik gençlerin efendisidir.’ buyurmamış mıdır?”

Şehid eden kim…
Sözüm ona Müslüman…
Şehid edilen kim: Müslümanların Peygamberinin ciğerparesi…

Hz. Hüseyin Efendimizin yoluna baş koymuş…
Hz. Zeynep annemiz gibi…
Davaları için canlarını ortaya koymuş…
Gençlerimiz var…
Zindanlarımızda…
Hâlâ…

Başörtüsü gösterilerine katılıp da uydurma ‘İslami Hareket Süreci’ Terör Örgütü üyesi olmaktan dolayı, hapsedilenler var…
28 Şubat mağdurları var.
FETÖ mağdurları var…
Hâlâ…

Hz. Hüseyin Efendimiz ve 72 yaranı için…
Sine vurduk… Gözyaşı döktük… Âhhh vâhh ettik…
Eyvallah…
Hüseynin yoluna canımız feda olsun…
Hz. Zeynep annemizin yoluna kurban olalım…
Eyvallah…

Bu Hüseyni…
Bu Yusufî kardeşlerimiz için…
Kaç kişi gözyaşı döktü…
Kaç kişi…
Âhhh…
Vâhhh…
Diye feryad etti…

Hüseynî ve Yusufî Kardeşlerimizin ailelerinin feryâdlarına…
Daha ne kadar bîgane kalacağız…
Bunun vebâlini daha ne kadar taşıyacağız…
Sayın Cumhurbaşkanımıza…
Sayın Başbakanımıza…
Adalet Bakanımıza…
Sesleniyorum…
Daha fazla vebâl almayınız…
Zararın neresinden dönülse kârdır…

Bu ayın şehidlerinden Mustafa Sevim ağabey

Vefa sevgi de devamlılık demektir.

Vefakârlık, insanoğlunun en güzel hasletlerinden birisidir.

En güzel vefakârlık, Rabbimizin bizlere bahşettiği nimetlerin kıymetini bilmek ve Kulluğunun ifadesi olan Rabbimizin bizden istediği gibi bir kul olmaya çalışmaktır.

Müslüman vefakâr olmalıdır.

Akrabalarına, arkadaşlarına, baba dostlarına, teşrik-i mesaide bulunduğu kimselere karşı vefalı olmak güzel bir haslettir.

Vefakâr insanlar toplum içinde sevilir ve sayılırlar.

Şehidler…

Allah’ın dininin yeryüzüne hâkim olması için, canlarından geçen yiğitler…

Şehidlerimizi unutmamalı onlara VEFA göstermeliyiz…

Şehidlerimizin kabirlerini ve ailelerini ziyaret, Peygamber Efendimizin hasletlerindendir.

Peygamber Efendimiz, içinde Amcası Hz. Hamza’nın da bulunduğu Uhud Şehidlerini zaman zaman; hatta her Perşembe ziyaret ettiği rivayeti edilir.

Uhud Şehidlerinin kabirleri başında şu duayı ettiği rivayet edilir:

“Ben sizin Allah katında diriler olduğunuza şahidim.” Eshâb-ı Kirama dönerek; “Bunları ziyaret edin ve selamlayın, Allah’a yemin ederim ki, bunlar kıyamete kadar selamlayana karşılık verir.” buyurdular.

Mustafa Sevim Ağabeyimiz de İslam davası için canını fedâ etmiş yiğitlerimizden birisidir. Hayattayken kendisiyle tanışma şerefine nail olduğum şehidlerimizdendir.

Sanayi Mahallesi’nde, vatan evlatlarının kurtuluşu için zor şartlar altında mücadele vermiştir. Bu mücadele esnasında İmam Hatip Okulu’nu inşa ettirmeyi başarmıştır. Yapılması için kapı kapı dolaşıp para toplamakla birlikte; amele gibi inşaatında çalışmalara yoğun olarak katılmıştır. Emperyalizmin yerli işbirlikçisi Komünist fikir sahibi uşaklar tarafından; 7 Ekim 1979 Pazar günü, ikindi namazını camide kılıp çıktıktan sonra, Komünistler tarafından kurşun yağmuruna tutularak şehid edildi.

MSP ve Akıncılar camiası içindeki çalışmalarının semeresi olarak ŞEHADET TACINA kavuşan Mustafa Ağabeyimizin ruhu için El Fatiha…

Benzer konular