Batı Balkanlar’ın Avrupa ile imtihanı

Balkan ülkelerine gelenler bilir, birçok dağın tepesinde, yol kenarlarında haçlar vardır. Özellikle de Üsküp’ün her yerden görünen Vodno Dağı’nın tepesinde bir de Milenyum haçı var. Buna keza şehrin merkezini heykeller ve kiliseler ile donatan Üsküp 2014 Projesi de vardır.

Birçok kesimin tepkisini çeken proje tüm eleştirilere rağmen gerçekleşti. Bu sayede şehrin merkezinde heykel defilesi var ve binaların dış cephesi Barok stilinde şimdi. Bu da bize eski hükümetten bir iz olarak kaldı. Ama Üsküp, ruhuyla Müslüman bir şehir. Geçen hafta ‘Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ yeni ismiyle birlikte anılacak ilk Cumhurbaşkanını da seçti.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalmıştı, bu turda Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) tarafından desteklenen Stevo Pendarovski ile İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) öncülüğünde oluşturulan ittifakın desteklediği Gordana Silyanovska Davkova, ikinci tura kalan isimler oldu. Bu sefer cumhurbaşkanlığı seçimini de Sosyal Demokratlar Birliğinden olan aday Stevo Pendarovski kazandı. Hem Hükümeti yöneten hem de Cumhurun başı bu sefer Sosyal Demokratlar olacak.
Geçen senelerde İç Makedon Devrimci Örgütünün elinde olanlar bu sefer karşı tarafa geçti. Bu kadar keskin bir geçiş Kuzey Makedonya’ya neler getirecek bilmiyoruz. Ancak birçok şeyin daha farklı olacağı ve bir tarihi süreçten geçtiğimizi belirtmeden edemeyeceğim. Birincisi, evet NATO üyeliği tabi önemli, Avrupa Birliği üyeliği, Ekonomik kalkınma, Avro-Atlantik entergasyonu falan derken artık tamamen Avrupa’nın yöneteceği bir Makedonya, pardon Kuzey Makedonya var karşımızda. Kimine göre kuzey kimine göre güney, bizler de bazen yönümüzü şaşırsak da belli ki Makedonya ismi güneyli komşumuzun yönüne göre belirlendi, pek tabii ki de Makedonya bölgesi dikkate alınarak.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de Parlamenter seçimler de aslında kolay bir süreç değildi Sosyal Demokratlar için. İlginç olanı da bu iki taraf birbiri ile yarışırken kimin kazanacağını Müslüman kesim belirledi. Yani koalisyonda yer alan Arnavut, Türk, Boşnak, Rum partileri. Tabi karşı tarafta da bir koalisyon vardı. Belli ki tartının bir tarafı daha ağır bastı. Seçimler görünen taraf elbette, aslında yaşanan daha büyük güçlerin savaşıydı desem yerinde olur. Avrupa ve Amerika ile Rusya arasında yaşanan bölgenin üzerindeki etki sahibi olma savaşı mı desem bilemedim. Ama Balkan ülkeleri şu anda Avrupa’nın elinde,
bu net olarak belli oldu.

29 Nisan’da, Almanya Başbakanı Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Makron öncülüğünde Berlin’de Batı Balkan zirvesi düzenlemişti. Zirveye Bosna-Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Sırbistan ile AB üyeleri Hırvatistan ve Slovenya liderleri ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de katıldı. Zirveden sonra bazı Batı Balkan ülke liderleri bekledikleri sonucu almadıklarını sadece isteklerini ilettiklerini söyleseler de Almanya gazeteleri bazı başlıklar attı, Merkel Balkan mirası peşinde, Makron ise Fransa’nın Balkanlarda etkisini artırma peşinde olduğu yazıldı. Kapalı kapılar ardında yapılan zirveden net haberler alınamadı.

Bunun akabinde Papa’nın Kuzey Makedonya ziyareti de dikkate değer bir nokta. Hem de Ramazan ayında. Papa, Eski Cumhurbaşkanı İvanov ve Başbakan Zaev ile görüştükten sonra basın açıklaması yaparak daha sonra Üsküp meydanında ayin düzenledi. Papa yaptığı konuşmada, ziyaretinin Kuzey Makedonya ile Vatikan arasındaki diplomatik ilişkilerin 25. yıl dönümü vesilesiyle mutlu olduğunu, ülkemizin, Doğu ile Batı arasında köprü, kültürel akımların ve bölgenin birçok özelliğinin birleştiği bir yeri teşkil ettiğini, barışçıl ve çok dinli bir yapıya sahip ülkenin bir arada yaşama hoşgörüsü ile iyi ilişkiler kurduğunu ifade etti. Bunun, Avrupa ülkelerine entegrasyon yolunda büyük öneme sahip olduğunu, bu entegrasyonun tüm Batı Balkan ülkeleri için çeşitlilik ve temel haklar gözetilerek olumlu şekilde gerçekleşmesi temennisinde bulundu.

Tüm bunları derlediğimizde karşımızda Avrupa’nın kucağına zorla atılan Balkanlar var. Mesaj şu; Uslu durun, kavga etmeyin, birbirinize mecbursunuz, baş Hristiyansa boyun Müslümandır Kuzey Makedonya’da, Müslüman çoğunluk Arnavut madem, Rahibe Terezza’yı hatırlatırız. Komşularınızı üzmeyin, adınız değişebilir ama önemli olan Avrupalı olmanız. İsteyen istediği gibi yorumlayabilir, ancak ne zaman ki Türkiye kendi içinde bir şeylerle mücadele ediyor, apar topar Balkanlar’da da bir şeyler oluyor. Malumunuz Avrupa, Türkiye’nin Balkanlar’a olan etkisinden rahatsızdı.


Yazarın diğer yazılarını görüntüle:

Benzer konular