İnsanı ‘hasta etmeyen’ ziraat nasıl yapılır?

Tanımı gereği şifa vermesi gereken bir faaliyet insanı hasta ediyorsa alarm zilleri çalıyor demektir. Endüstriyel ziraatta da durum tam böyle. Sektör ‘verimi artırmak’ için kimyasalı bastıkça insanın verimi düşüyor, çoluk çocuk herkes hasta oluyor. İşte toprak seçiminden tohuma, gübreden börtü böcekle dost olmaya dek temiz ziraatın incelikleri.

İnsan sağlığı bozuldu, daha da bozulacak. Çünkü tabiatla savaşıyoruz. Tabiatla savaşan kaybeder ve kaybediyoruz. Çare basit; geleneğe dönmek, apartmanlardan kurtulmak, toprakla barışmak, bir metrekare bile olsa toprakla meşgul olmak, ekip dikmek…

20. asrın ikinci yarısı, şehirlere akın dönemiydi. 21. asrın ikinci çeyreği ise, kıra geri dönüş devri olacak. Kalp yetmezliği, kanser, kısırlık ve diyabet belâsından başka türlü kurtulmak mümkün değil. Yani başka çare yok!

Modern hayat dert, gelenek ise devâdır. İnsan bir karar vermeli; ya derdi, ya da devâyı seçmeli. Şifâyı seçecekse de, hikmetli bilgiye yönelmek zorunda. Zira hikmet, eşyanın hakikatine ermektir. Eşyanın hakikatine mikroskopla erilemez, en azından tek başına yetmez. Tabii tohum, temiz toprak, temiz su, börtü böcekle barışma, denge, kimyevî toksik maddelerden kaçınma, mevsiminde yiyip içme ve ay takviminin icaplarını bilmek şart.

Bahara bir hoş geldin kabîlinden tohum, toprak ve bitki yetiştirme usullerine dair bazı ipuçlarını paylaşacağız ki, bu da hikmetin bir parçası.

Toprak seçimi

Toprak önemli, verim için kaliteli toprak seçilmeli ya da toprak beslenmeli. Bu nedenle, hava sirkülasyonu olan iyi ve güneşli bir yer seçin. Zira güneş bitkilerin en önemli besin kaynaklarından biri.

Farklı türleri yan yana ekin

Tarlanız asla tek tip bitkiden oluşmamalı, aksi halde istilaya uğrar. Farklı bitkileri bir arada dikerseniz birbirlerini korurlar. Mesela bahçenizde soğan, sarımsak, pazı, hindiba, nane, biberiye, fesleğen olmalı. Bunlar, diğer bitkileri korurlar. Yılanlar çörek otunu çok sever. Çörek otunun yanına sarımsak ekerseniz hiçbir yılan tarlanıza gelmez. Kısa boylular ile uzun boylular yan yana dikilirse aralarında rekabet yaşanır. Fasulye ile fasulyeyi değil, fasulye ile biberi yan yana dikin. Domatesle patlıcanı yan yana ekmeyin. Böyle yaparsanız ya biri ölür, ya da verim düşer.

Tohumlarınızı hangi tarihte ektiğiniz çok önemli

Ay takvimine göre ayın 12-13-14-15’inci günlerinde asla ekim yapılmaz. Bu tarihlerde hiçbir dişi gebe kalmaz, hiçbir tohum yeşermez. Yeşerse de verim vermez. En doğru ekim günleri, ay takvimine göre ayın 20 ila 8’i arasındaki günlerdir. Yani 1-8 arası ve 20-30 arası. (Mesela Nisanın bugünleri yani önümüzdeki 15 gün bu yıl için doğru ekim/dikim günleridir.) Tohumları küçük kaplarda erkenden ekin. Büyüdükleri zaman ve hava ısındığında, serin vakitlerde tarladaki yerlerine nakledip, cansuyunu verin.

Tabii tohum kullanın

Asla genetiğine müdahale edilmiş tohumları kullanmayın. Tohumlarınızın tabii olduğundan emin olun. F1 ya da diğer adıyla hibrit tohumlar sizi aldatmasın. Bunlar da genetik yapısına müdahale edilmiş tohumlardır. Aksi yöndeki ticari beyanlara kanmayın. Hazır fideler de genellikle hibrit/kısır tohumlardan elde edilirler, bu nedenle uzak durun. Her yıl ürettiğiniz ürünlerin tohumlarını ayırın, içindeki en güçlü bireyleri gelecek yıl ekin. Bu tabii usûl, hem toprak, hem verim, hem de özgürlüğünüz için her zaman vazgeçilmeziniz olmalı. Bunları da çocuklarınıza mutlaka öğretin.

Temiz su ile sulayın

Kaynak suyuna sahip değilseniz, yağmur suyu en iyi sudur. Özellikle de Nisan yağmuru suyu… Çünkü tatlıdır. Şebeke sularında klor ve başka maddeler olduğundan hem toprağa, hem de bitkiye zarar verir. Yağmur suyunu toplamak için bahçeye kaplar yerleştirebilir, sulama için kullanabilirsiniz. Bu değerli su, maliyetinizi de düşürecektir. Damla sulama yapacaksanız günde iki defa az az verin. En iyi sulama saati, sabah erken ve akşam güneşin batmak üzere olduğu serin saatlerdir. Güneş zirvede iken su vermeyin.

Meyve sebzenizin içine aromatik ve tıbbi bitkiler ekin

Farklı mahsulleri biraraya dikerseniz birbirlerini korurlar demiştik. Bu koruma bazen haşereye karşı, bazen de enerji açısından iyidir. Zira morali yüksek bitki daha fazla verim verir.
Mesela bazı bitkiler, böcek kovucu görevi görürler. Bunlardan biri nergistir. Çünkü sarı ve turuncu renkli çiçekleri olan nergis, zararlı böcekleri kendine çeker. Böylece yaprak bitleri başta olmak üzere pek çok böcek istilasını önlenmiş olur. Lavanta, biberiye, adaçayı ve fesleğen de böyledir.

Münâvebeli ekim

Bu yıl salatalık ektiğiniz yere, gelecek yıl marul ekmek gibi mübâdele ya da münâvebe her zaman verimi artırır. Bitki türlerinin farklı besin zincirine ihtiyaçları olur. Yer değiştirildiğinde çeşitli bitkilerin kökleri, dünyanın tüm katmanlarını keşfederek, içerdikleri tüm elementleri dengeli nispette alır. Böylece sebzeler daha besleyici olur.

Faydalı böcekler olmazsa olmaz

Tarlanızda / toprağınızda uğur böceği, bal arıları, solucan, kırkayak, sinek kuşları vb. böcekler varsa haşeratın çoğu veya çokluğu size zarar ver(e)mez. Bunlar sizin biyolojik yardımcılarınızdır. Çünkü bu canlılar, bahçenizdeki yaprak bitlerini, güveleri, sinekleri, yiyerek size yardım ederler. Bunlar sadece böcekleri yemekle kalmaz, aynı zamanda tozlaşmayı da sağlayarak verimi artırırlar. ‘Tarım ilacı’ yalanıyla satılan ziraî zehirleri kullanırsanız, bu canlılar da öleceği için daha fazla böcek saldırısına mâruz kalırsınız. Solucan ise toprağınızı işleyen bir fabrikadır. Tarım zehirleri, biyolojik yardımcılar ve hasadınızı zehirlediği için aslında yiyenleri de zehirlemiş olurlar.

Gübreniz tabii olsun

Toprakta bazen bazı mineraller eksik olabilir. Bu yüzden dışarıdan takviye edilmesi gerekir. Ancak bu hiçbir zaman sentetik kimyevî maddeler olmamalıdır. Temiz gıdalarla beslenmiş hayvan gübreleri, sebze meyve atıkları, bitkilerin yaprak ve dallarının tozları her zaman iyi bir gübredir. En iyi gübre pelikan gübresidir. Sonra güvercin vs gelir. Lakin bunları direk toprağa vermek yerine, suda bekletip çözülerek suyunun verilmesi çok daha faydalıdır. Solucanlar ise gübre üretim fabrikasıdır. Toprağı canlı tutar ve verimli kılar Bir toprakta ne kadar çok solucan varsa, o toprak o denli verimlidir. Sebze meyvelerinizin atıkları ve artıklarını solucanlara yedirin, onlar da size gübre üretsinler. Elde edilen gübreyi de bitkinin dibine dökün. Bu sayede hem çevreyi kirletmeyin, hem zehirlenmeyin, hem veriminiz artsın, hem de ürünlerinizin besin değeri yükselsin.

Kendi ilacınızı kendiniz yapın

‘Tarım ilacı’ adı altında satılan kimyevî maddeler toprağı yorar, verimi düşürür, insanı zehirler ve hasta eder. Haşerattan korunmak için ısırgan otu, acı biber, sarımsak gibi acı düzeyi yüksek ürünleri suda kaynatın ve normal pompa ile böcekli bitkiye sıkın. Çok yapmayın, bitkiyi yakar. Böceklerin tarlanızı terk ettiğini gördüğünüz gibi, siz de zarar görmeyeceksiniz.

Hadi hep birlikte toprağa, tohuma, tabiata yani geleceğimize sahip çıkalım. Toprak, tohum, su, börtü böcek, kurt, kuş bize emanettir. Emanete ihanet insana yakışmaz!