10 soruda Özel Harekatçılar

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde terör saldırılarının yoğun olduğu üç mahalle terör örgütü mensuplarından temizlendi, kontrol tamamen sağlandı. Güvenlik güçleri, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve teröristlerin saldırılarının yoğun olduğu Tekel, Mescit ve Konak mahallelerindeki operasyonlarda büyük başarı sağladı. Söz konusu mahalleleri teröristlerden temizleyen güvenlik güçleri, evleri ve sokakları tek tek kontrol ederek tuzaklanan patlayıcıları etkisiz hale getiriyor. Teröristlerin açtığı hendeklerin kapatılmasına yönelik çalışmalar sürerken, terör örgütünün Konak, Tekel ve Mescit mahallerinde verdiği zarar gözler önüne seriliyor. (Stringer - Anadolu Ajansı)

1-Özel Harekat ne zaman kuruldu?

İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile 22.03.1983 tarihinde Asayiş Dairesi Başkanlığı bünyesinde kuruldu. Günün değişen ve gelişen şartları neticesinde 1987 yılında Asayiş Dairesi Başkanlığı bünyesinden alınarak Terörle Mücadele ve Harekat Dairesi Başkanlığı bünyesinde “Özel Harekat Şube Müdürlüğü” olarak faaliyet gösterdi. Bölücü terör olaylarının artması nedeniyle 1993 yılında Özel Harekat Dairesi Başkanlığı kuruldu. 48 ilin Özel Harekat Şube Müdürlükleri buraya bağlandı.

2-Özel Harekatçılar hangi eğitimlerden geçiyor?

Özel Harekat kursiyerleri uçak, araç, gemi, metro, tren gibi her türlü kapalı alanda rehin alınan kişi veya kişileri kurtarma, yüksek tehdit altında bulunan devlet büyüklerinin güvenliğini sağlama, havalimanlarında operasyon gerektiren olaylara müdahale etme gibi eğitimlerden geçiyor. Ayrıca, keskin nişancılık eğitimi, bomba düzeneği imhası, arazide mevzi çatışma ve muharebe, meskun mahal operasyonları, sokak geçişleri, yol aramaları ve ev aramaları eğitimleri, patlayıcı maddeyi bulma ve imha etme eğitimleri, bir bölgeden başka bir bölgeye geçiş (intikal), gözetleme, keşif, pusu, baskın, pusudan kurtulma, yön bulma, harita okuma, üs bölgesi oluşturma, mevzi oluşturma ve arazide konuşlanma eğitimleri de alınıyor.

3-Nasıl Özel Harekatçı olunur?

Özel Harekatçılık gönüllülük esasına dayanır. Sivillerden seçilen Özel Harekat adayları altı aylık eğitime tabi tutulurlar. Bunun üç ayı temel polislik eğitimi, üç ayı da temel Özel Harekat eğitimi olarak verilir. Emniyet teşkilatında çalışan gönüllü polis memuru ya da komiser sınıfından, kıdeme müessir ceza ve olumsuz sicil almamış, müracaat tarihinde polis memurları için 28, komiser sınıfı için 31 yaşından büyük olmayan, spor ve bedeni geliştirme çalışmalarına yatkın olan, fiziki güce, soğukkanlılığa, hızlı reaksiyona sahip, azimli, dayanıklı olanlar içinden yapılan mülakatta başarılı olanlar Özel Harekat kursuna alınır. Bu kursu başarı ile bitiren personel Özel Harekat branşlı olarak kadrolara atanır.

4-Bir operasyonda, askerden polisten farklı olarak Özel Harekatçı neler yapar?

Bir kriz durumunda müdahale etme yetkileri olduğundan ve aldığı eğitimler çerçevesinde olayların hızlı analizini yapıp, hızlı adapte olup inisiyatif alarak anında reaksiyon verebilirler.

5-Özel Harekatçılar Güneydoğu’da hendek ve barikatlar kuran PKK terör örgütüyle nasıl mücadele ediyor?

Dünyanın en zor operasyon sahası olan meskûn mahalde, yaklaşık iki aydır inanılmaz başarılar elde edildi. Bir sokak düşünün, rögar kapağından dört tarafa fünye ile patlayıcı yerleştirilmiş. Keskin nişancı ve ağır silahlı terörist unsurların üzerine gidilerek operasyon yapılıyor. Bizim şu anda karşımızda bildiğimiz PKK’lı terörist unsurların haricinde, askeri eğitim almış profesyonel gruplar da var. Buna rağmen elmas ustası titizliğinde sivillere zarar gelmemesine dikkat edilerek bu operasyonlar yapılıyor.

6-Orada çatışan Özel Harekatçıların en çok neye ihtiyacı var?

En çok moral ve motivasyona ihtiyacı var. Türk halkının arkalarında olduğunu daha fazla hissetmek istiyorlar. Çoğu ihtiyaçlarını devlet karşılıyor zaten. Emekli Polis Özel Harekatçılar Derneği olarak bölgeye bir ton baklava göndermemiz bile çok büyük bir moral kazanılmasına neden oldu. Bize “Siz buraya kadar ziyaretimize geldiniz, biz 50 gün daha savaşırız” dediler. Ünlü kişilerin bir mesajı dahi morallerini yükseltmeye yetiyor. Bir de Terörle Mücadele Kanununda bazı değişikliklerin olmasını istiyor arkadaşlarımız. Bazı hukuki boşluklardan dolayı bu mücadelenin zorlaştığı düşünülüyor.

7-Halkın Özel Harekatçılara bakışı nasıl? Onları tanıyıp seviyorlar mı?

Arkadaşlarımız operasyon için girdikleri evlerde yediklerinin ve içtiklerinin parasını bırakarak inanılmaz bir sempati kazandı. Zaten bölgede uzun yıllar çalışmış arkadaşlarımız var. Bölge halkı ile köklü dostluklar kurmuşlar. O dostluklardan gelen istihbarat bilgileri de mücadeleye büyük katkı sağlıyor. Basına yansımasa da oradaki halk çoğu zaman arkadaşlarımıza evlerinde yemek ikram ediyor.

8-Özel Harekatçılar oradaki halka nasıl davranıyor?

Mahsur kalan vatandaşlara güvenli bölgeye çıkışlarına kadar yardımcı oluyorlar. Her türlü ihtiyaçlarını gidermeleri için ellerinden geleni yapıyorlar. Aslında bölge halkının örgütten rahatsızlığı var. Bunu dile getiremiyorlar. Bizim orada olmamız onlara güven veriyor. Devletin yanlarında olduğunu hissettiriyor. Bir çocuğun, arkadaşlarımızın yanına gelip “Siz gitmeyin, siz giderseniz diğer abiler gelip bizi dövüyor” şeklinde serzenişte bulunduğunu anlattılar.

9-Özel Harekatçılar kaç senede emekli oluyor? Emekli olduktan sonra neler yapıyor?

Meslek hayatının tümünü 20-25 yıl Özel Harekat kadrosunda geçiren de var, mecburi görev hizmetini doldurup dört ya da beş yıl sonra normal polis kadrosuna dönen de var. Esas emekli olduktan sonra büyük travma yaşıyorlar. Çünkü özel yetiştirilmiş ve bu görevleri yapmış kişiler hem fiziki hem de ruhsal sorunlarla beraber hayatlarına devam etmek durumundalar. Halbuki devletin bizimle ilgili gelişmiş ülkelerdeki gibi bir istihdam politikası olsa, hem güvenlik güçlerinin yükü hafifler hem de istihdam yaratılmış olur. Arkadaşlarımız der ki: “Kardeşlerimiz orada savaşırken, bize evde pineklemek yakışmaz.”

10-Bölgedeki operasyonlarda bazen göz yaşartıcı haberler okuyoruz. Sizi en çok etkileyen olay hangisi?

Tokat grubundan bir arkadaşımız Cizre’de yanımıza geldi. İki parmağı sargı içindeydi. Çatışma esnasında parmakları vurulmuş. Doktorun rapor verip evine göndermek istediğini öğrenince, doktorlara kızıp çatışma alanına geri dönmüş. Biz oradayken dokuz kere hayati tehlike geçirdiğini öğrendik. Ayrıca şehidimiz Şahin Polat Aydın, babasıyla aynı yerde görev yapıyordu. Şehit olduğunda babasının, cenazesini araç içinden çıkarması beni çok etkiledi.

Benzer konular