Plan MHP’yi saf dışı bırakıp yeni parti kurmak

MHP’de son dönemde yaşanan ayrılıkları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ayrılıkları nasıl okumak gerekir?

1 Kasım seçimleri sonrası MHP’de yaşananlar,  seçim başarısızlığıyla daha da alevlenmiş genel bir arayışın  yansımalarıdır. MHP’nin iktidara yönelik hedefi olmadığına dair eleştirilerin artık gizlenemez bir hale geldiğinin dışavurumudur. 14 yıllık tek başına iktidarın olduğu bir ülkede muhalefet partilerinin böyle bir karmaşa veya özeleştiri yapması son derece normaldir. Türk siyasi tarihinde benzer bir dönem yaşanmamıştır. Ya iktidar partisinde ya da muhalefet partilerinde yönetim anlamında değişiklikler olmuştur. AK Parti iktidarına karşı sağın en güçlü partisi MHP’nin barajın biraz üzerinde oy alması ve iktidar denklemlerinde yer bulamaması bugün yaşanan tartışmaları beraberinde getirmiştir. MHP kendini yenileme veya yönetimini değiştirme yol ayrımına gelmiştir. MHP’nin bu durumunu bir bölünme veya ayrılık olarak değerlendirmek için henüz erkendir. Yaklaşımları özeleştiri ve tartışma bağlamında görüyorum.  Tabi MHP çok güçlü geçmişe sahip, geleneği ve misyonu olan bir partidir. Bu ortama bakarak kimse MHP’nin siyasetten silineceğini filan düşünmesin. Fakat şurası da bir gerçek ki  eski alışkanlıklarla ve usullerle yönetilmesi zor bir konjonktür söz konusudur. MHP bu öz eleştiri döneminde birçok konuyu gözden geçirecek diye düşünüyorum. Daha fazla söz söylemek siyasi terbiyem dolayısıyla uygun olmaz, çünkü kendi iç meseleleridir.

MHP’nin ayrılıklarla yaşamaya başladığı süreç, Türkiye’deki diğer gelişmelerle beraber değerlendirilebilir mi sizce? Bir dış müdahale ihtimalini nasıl değerlendirirsiniz, öyle bir ihtimal içinde aktörleri kimlerdir?

Uzun zamandır sandıkta yenemedikleri iktidar partisine karşı siyaset mühendislerinin çeşitli atraksiyonları oluyor. Bu noktada çeşitli muhalefet partilerine açık veya örtülü destekle siyasetin matematiğini değiştirme gayretlerini görüyoruz. 7 Haziran öncesi HDP üzerinden yürütülen operasyon bunun en açık delilidir. Normal şartlar altında bir araya gelmesi mümkün olmayan siyasi düşünceler ve kişiler ortak hedef noktasında bir araya geldiler. Bu bir operasyondu. Fakat bu operasyon Türkiye’nin zayıflatılması, siyasi kaosa sürüklenmesi ve egemen güçler karşısında hizaya getirilmesi amacıyla yapılmıştı. Bugün örtülü olarak MHP üzerinden de böyle bir operasyon ihtimal dâhilindedir. Fakat yüreği vatan, millet ve devleti ebed düşüncesiyle coşan bir harekette bu hesapların tutması zordur. Uzun zamandır MHP’yi kontrol altına almaya çalışan güçlerin paralel çabaları bu duvara çarpar diye düşünüyorum. Kişileri veya genel başkan adaylarını sorgulayacak değilim. Her ne olursa olsun MHP’nin kurumsal ve taban olarak böyle bir operasyonun parçası olacağına da inanmam. Terörle mücadelenin bu kadar etkin bir şekilde sürdürüldüğü bir dönemde, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberinin daraltılmaya çalışıldığı bir küresel kuşatma konjonktüründe MHP üzerinden hesaplar yapılması da beklenebilir.

MHP’li siyasetçiler bu konuda nasıl bir tavır alabilir?

MHP’de siyaset yapan herkes bu noktada dikkat etmelidir. Kendi has niyetlerinin bile istismar malzemesi yapılabileceğini hesap edecek kadar siyasi tecrübe ve maziye sahip siyasi aktörler söz konusudur. MHP yönetimine talip olanların söz konusu operasyonun perde arkasındaki güçlerin daha dünlerde MHP’yi yok etme çabasında olduklarının farkında olduklarını düşünüyorum. MHP’de yaşanan gelişmelerle iktidar partisi çevresinde gelişen bir kısım muhalif seslerin birbirinden bağımsız eylemler olmadığını ve yeni bir dönem kurgusu olduğuna dair ciddi şüphelerim var.  İktidar partisi üzerinden bağımsız Türkiye devletine ayar vermeye yönelik bir çaba sezdiğim için herkesi daha dikkatli ve duyarlı davranmaya davet ediyorum.

2011’de yaşanan operasyonları da bugünle beraber düşünebilir miyiz?

Bir kısım operasyonlar elbette yaşandı. Bir kısım davalar da sürüyor bildiğim kadarıyla. Bu davaların neticesinde gerçekler ortaya çıkar diye bekliyoruz. Fakat bildiğim bir gerçek var ki MHP gibi bir partiye hükmetmek birçok oyunu bozacağı için dün bugün ve yarınlarda böyle partilere çeşitli operasyonların yapılması beklenmelidir.

Başka partiler de (mesela BBP) benzer operasyonlara maruz kalıyor mu?

Saadet Partisi, Vatan Partisi, Demokrat Parti, DSP ve sair küçük partilerle ilgili bir hesap olduğunu düşünmüyorum. Tabela partisi ve gücü kendilerine menkul bir kısım yapılanmaların fazla ciddiye alınacağını zannetmem. Zaten son seçimlerde seçmen tarafından tasfiye edilmiş bu partilerin siyaset masasında pek yerleri olmadığını düşünüyorum. Sağda ve solda sadece kişisel tatminlerin bir aracı olan bu partilerin üzerinde daha fazla konuşmayı da uygun bulmuyorum.

Türk siyasetinde siyaset dışı faktörlerin etkisini ve aktör olma çabasını, çıkarttıkları krizleri nasıl değerlendirirsiniz?

Demokrasi tarihimizde milli iradeye yönelik her zaman siyaset dışı faktörlerin etkileme çabaları yaşanmıştır.  Demokrasi tarihimizde yerli ve milli iradeye karşı çeşitli oyunlar, tezgâhlar, planlar yapılmış, bazen amaçlarına ulaşmışlar bazen de demokrasi kahramanlarının kararlı tavırlarıyla boşa çıkarılmıştır. Siyaset, sermaye ve medya sarmalında sistem dizayn edilmeye çalışılırken ne yazık ki fatura her zaman halka çıkmıştır. Hükümetler  yıkan, hükümetler kuran bir güç olarak uzun yıllardır varlığını sürdürenler çok şükür bugün eski güçlerinde değiller.

Öyle bir operasyon olsa da sonuç alınmaz diyorsunuz…

Küresel desteklerle bir kısım operasyonlar peşine düşenler 14 yıldır sandık önünde hep mağlup oldular. Fakat kış kışlığını kuş da kuşluğunu yapacak. Yine bir kısım siyaset dizaynları söz konusudur. Fakat bu ülkede bağımsız sandık olduğu müddetçe bu planlar tutmayacaktır. Milletimiz de artık uyandı. Ülkenin geldiği ekonomik  ve aydınlanma seviyesi kirli güçlerin oyunlarını en azından açığa çıkarıyor. Birçok ekonomik kriz senaryosu da bu şuurla bizzat millet tarafından yırtılıp atılıyor. Bugünkü iktidarın sandıktan ezici çoğunlukla çıkmasını halen yanlış okuyanlar var ki böyle garip senaryolara itibar edilebiliyor. Türkiye eski Türkiye değil, eski Türkiye’ye dönüştürme çabalarına da millet izin vermiyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Öyle ya da böyle bu hakikat değişmiyor.

Önümüzdeki süreç için bir değerlendirme yapabilir misiniz? MHP siyasetin neresinde kalır?

MHP ile ilgili siyaset okumalarındaki karamsarlık veya aşırı iyimserlik değerlendirmelerini doğru bulmuyorum. Hiçbir fani ölümsüz olmadığı gibi hiçbir fani de kurtarıcı değil. MHP, köklü geçmişi, tecrübeleri ve siyasi duruşuyla markalaşmış ve belli oranda kemikleşmiş bir siyasi partidir. Dolayısıyla belli duruşu ve kendi taban gücü olan bir parti. İç tartışmalar dönemsel bir etki yapabilir ama genel anlamda MHP’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyaset büyümesi ve başarısını sağlayacaktır. Yeni Türkiye okumasında yetersiz kalınırsa, bölgesel ve küresel değişimlere göre partinin misyonu geliştirilemezse  elbette MHP’nin marjinalleşme ihtimali söz konusu olabilir. Fakat benim dikkat çekmek istediğim konu MHP’yi yetersizmiş gibi bir noktaya getirip başka unsurların da devreye girmesiyle veya eklemlenmesiyle yeni bir umut şeklinde yeni bir partinin kurgusu yapılıyor gibi geliyor bana.

MHP içinden yeni bir parti çıkarma denemesi olabilir mi diyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde yeni oluşumların sıklıkla gündeme getirileceği, umut tüccarlarının kol gezdiği bir siyasi atmosfer bekliyorum. MHP  kurumsal yapısıyla ciddi manada bu rüzgârdan fazla etkilenmez diye düşünüyorum ama böyle hesapların ciddi ciddi yapılması da basite alınmamalıdır. Rüzgâra kapılıp umut diye savrulanların hazin hikâyeleriyle dolu bir siyasi tarihe sahip olduğumuz da hatırdan çıkarılmamalıdır. Her zaman son tahlilde sağduyu galip gelir ama maceralar da yaşanmaz değil. Türkiye’yi maceraya sürükleyecek olanlara karşı uyanık olma zamanıdır.

Benzer konular