Çok satan olamazsın demedim çok sevilen olamazsın dedim

Haber şu: Çevirmen Nuray Önoğlu ve eşi şair Ergun Tavlan’ın İzmir’de açtıkları Yerdeniz adlı kitapçıda bir “çok satması gerekenler” bölümü var.

Neden çok satanlar değil de çok satması gerekenler? Bir etkinlikte gördükleri “en çok satması gereken kitaplar” fotoğrafı bu fikrin çıkış nedeni. Kitabevinde alışılmış türden bir “Çok satması gerekenler” rafı yok. Onun yerine ikili kendi beğenilerine göre şekillendirdikleri kitaplardan oluşan bir seçki yapmış.

Listede olan kitaplar arasında John Fowles “Fransız Teğmenin Kadını”; David Lodge “Terapi”; Drago Jančar “Joyce’un Öğrencisi”; Halide Edip Adıvar “Sinekli Bakkal”; Behçet Çelik “Diken Ucu”, Ayhan Geçgin “Son Adım”; Edna O’Brien “Azizler ve Günahkârlar”; Paolo Bacigalupi “Kurma Kız”; Mircea Cartarescu “Orbitor”; Eduardo Rio Garcia Rius “Çizgilerle Ateistin El Kitabı”, Harper Lee “Tespih Ağacının Gölgesinde”; Monika Maron “Animal Triste”, Italo Calvino “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” göze çarpıyor.

Çok satması gereken listelerinin önümüze balya balya serildiği, bu iddiayla çıkan kitapların en az 10 bin bastığı, kitap reklamlarının başlı başına bir alan haline geldiği bu günlerde bu çaba, gölgede kalan ya da unutulmaya yüz tutmuş kitaplar için bir vaha. Dünyada da benzer örnekleri var ve okurun yeni mecralara taşınması için kitapların görünür hale gelmesi adeta bir arkeolojik değer taşıyor.

Haber gündeme düşünce, toplantıda konuşuldu. Bu da “Niye bu satırları yazıyorum?” sorusunun cevabı. Kendi olmazsa olmazlarımızı sıraladık. Neden olmazsa olmaz diye düşündük. Dar bir alanda konuşsak da birimizin dediği kitabı diğerimiz bilmiyordu. Hepimizin tanıdığı bir kitabın hiç fark etmediğimiz bir ayrıntısı çıkıyordu. Bütün bu tartışmayı okura da açmak için bunu bir vesile saydık.

Yazı işleri kurulumuzdan İsmail Halis’in cevabı, dergimizin isminin çıkış noktası: İbrahim Kiras’ın, Gerçek Hayat kitabı. Şiire selam gönderen Halis, Abdülkerim Kuşeyri’nin Kuşeyri Risalesi ve İsmet Özel’in Sorulunca Söylenen kitabıyla devam ediyor.

Ersin Çelik’in listesinde iki roman bir hatırat var. Çelik’in sayesinde Kurban Said’in kaleme aldığı Ali ve Nino kitabına merak saldık. Çelik kitabı sitayişle anıyor, “Bunu okumayan Yeşilçam biliyorum, aşk hikayesi okudum demesin” diyor. O kadar iddialı. İkinci kitabı Emine Şenlikoğlu’ndan İdamlık Genç. Bunu bilmeyenimiz yok. Bosna’dan Afganistan’a Cihadın Mahrem Hikayesi ise, bilmeyen arkadaşların merakını celbediyor. Masamdaki nüsha elden ele geziyor.

Genel Yayın Koordinatörümüz Emeti Saruhan Trevanian Şibumi’yi sayıyor. Ayşe Kilimci Yeni Moda Aşk bir de. “Ayşe Kilimci seviyorum ben” diye ekliyor. Bu sevgiden Kilimci’nin böylece haberi olsun.

Yazı İşleri Müdürü Turgay Bakırtaş İvo Andriç Drina Köprüsü, Cengiz Aytmatov Gün Olur Asra Bedel ve Nurdan Gürbilek Vitrinde Yaşamak diyor. Temennisi, “Nurdan Gürbilek’i keşke herkes okusa.”

Editör Sevda Dursun, Güray Süngü diyor başka şey demiyor. “Düş Kesiği” okumalıymışız, okumazsak “Güray Süngü okumazsa hastalanır” derdine yakalanırmışız. Oğuz Atay’ın Tutunamayanları’nın aksine Tehlikeli Oyunlar’ı ve Gregory Roberts’in Shantaram’ı diğer favorileri.

Gerçek Hayat ekibi bu haldeyken, Kültür Sanat Şefi Ayşe Olgun’a dönelim. Onun favorisi E.F. Schumacher’in Mustafa Özel tarafından çevrilen kitabı Aklı Karışıklar İçin Kılavuz. Şimdilerde baskısı yok ama okuyanların elinden bırakamadığı kitaptı. Cevdet Said’in Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları kitabı da bir diğer favorisi. Suriye’nin dünyanın dört yanına dağılan yazarlarını unutmak olmazdı, onu anmak da Ayşe’ye düştü.

Bana gelince. Babil Kitaplığı’nın bütün kitaplarına saygım sonsuz ama birini unutumam: Katip Bartleby. Hermen Melville’nin eseri. Çok canım sıkılırsa, çok işim varsa, hemen merhumun cümlesini alıntılıyorum: “Yapmamayı tercih ederim.” Eduardo Galeano’nun “Aşkın ve Savaşın Gündüz ve Geceleri” kitabı da çocukluk günlerimden. Son olarak Mithat Cevdet Kuntay, Üç İstanbul. Değişen günlerde değişmeyen insanlar. Bunu anlamak için öteye gitmeye ne hacet? Kitaplar gösterir olması gerekeni.

Benzer konular