Türk ordusu Kandil’e ilerliyor – Gerçek Hayat

Türk ordusu Kandil’e ilerliyor

FETÖ’nün NATO destekli 15 Temmuz darbe girişimi döneminde, PKK terör örgütünün Türkiye’de ilk kurtarılmış bölge planı çerçevesinde işgale hazırlandığı Şemdinli-Derecik sınır hattı, TSK’nın Kandil yürüyüşünün başladığı nokta oldu. Emekli General İhsan Başbozkurt, Kandil’e harekat kararının hain darbe girişimi ile alındığını ve Suriye ile eş zamanlı olarak terörü bitirme operasyonlarının kararlılıkla devam ettiğini söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri Kandil yönünde ilerleyişini sürdürüyor. Suriye’de sınıra sıfır noktada uzanan 235 kilometrelik alanı terörden arındıran Türk Silahlı Kuvvetleri, 2018 yılı Mart ayında Irak’ın kuzeyinde başlattığı kara harekatı ile 26 kilometre derine inerek 350 kilometrekareden fazla alanı güvenli hale getirdi. NATO destekli FETÖ 15 Temmuz darbe girişimi döneminde PKK terör örgütünün Türkiye’de ilk kurtarılmış bölge planı çerçevesinde işgale hazırlandığı Şemdinli-Derecik sınır hattı Kandil yürüyüşünün başladığı nokta oldu. Emekli General İhsan Başbozkurt, Kandil’e harekat kararının hain darbe girişimi ile alındığını ve Suriye ile eş zamanlı olarak terörü bitirme operasyonlarının kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Emekli Tuğgeneral İhsan Başbozkurt, Gerçek Hayat’a yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçlerimiz önce sınırın Türkiye tarafında alan temizliği yaptı, geçtiğimiz Mart ayında da Kani Raş bölgesinden başlayarak Kuzey Irak’a geçiş yaptı” dedi.

HİMAYE HATTI 36. PARALEL

Terör örgütü PKK, içeride Lice, Sason ve Tunceli tecrübelerinden sonra dışarıda Lübnan-Beka ve Suriye’de merkez kamp inşaa etme girişimlerinde bulundu. Baba Bush tarafından başlatılan Körfez Savaşı’na paralel olarak Irak’ın kuzeyinde oluşan defacto durum terör örgütüne Kandil bölgesine yerleşme fırsatı sundu. ABD Müdahalesi ve 36. Paralel süreci öncesi Irak’ın kuzeyinde ve sınıra sıfır noktalarda küçük çaplı kamp inşaa etme faaliyetlerinde bulunan PKK, ABD’nin bölgeye giriş tarihi olan 1991 yılında 36. Paralel ( uçuşa yasak bölge) ve çekiç güç projeleri ile 25 yıllık merkez karargahı ve 20 kamptan oluşan terör adasını inşaa etme imkanına kavuştu, kavuşturuldu. Türkiye’den 1979 yılında kaçan ve Suriye’nin başkenti Şam’a yerleşen Abdullah Öcalan, 1980 sonrası örgüt karargahı olarak ise Lazkiye-Kesep ve Halep-Afrin bölgelerini kullanmak istedi. Ancak Suriye Devlet Başkanı Hafız Esed’in Öcalan’a merkez karargah konusunda mesafeli kalması nedeni ile örgüt Suriye içlerinde kalıcı bir üs edinemedi. Irak’ın Kuzeyinde artan istikrarsızlık ve otorite boşluğu Avrupa, Türkiye, Irak ve İran’dan gelen militanlar ile Ermeni kökenli terör örgütü mensuplarının 1992 yılından itibaren bölgede yerleşmesini sağladı. Irak’ta her geçen gün artan belirsizlik ve ABD himayesi 5 yıl gibi kısa bir sürede PKK’ya Avaşin, Hakurk, Basyan, Zap, Çemço başta olmak üzere 20 terör kampı kurma imkanı verdi.

BÖLGESEL TERÖR MİSYONU VERİLDİ

Terör örgütü PKK elebaşısı Abdullah Öcalan 13 Şubat 1999 Tarihinde Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Öcalan PKK’nın oluşum ve gelişim süreçleri ile ilgili verdiği ifadelerde örgüt yapılanmasının iki aşamalı gerçekleştiğini anlattı. İlk dönemi Hilvan-Siverek dönemi olarak tanımlayan Öcalan, ikinci dönemi ise Şemdinli-Eruh baskınları ile başlayan ve devleti hedef alan süreç olarak sınıflandırıyor. PKK elebaşısı cezaevi notlarında ise, Rusya, Almanya, Fransa, Yunanistan, Suriye, İran ve benzeri ülkelerin Türkiye ile olan münasebetlerine paralel olarak kendilerine eylem sipariş ettiğini belirtiyor. Öcalan Ege’de varolan bir anlaşmazlık nedeni ile Yunanistan Dış İşleri Müsteşarlığının kendisi ile görüşerek Türkiye’de geniş ölçekli orman yangınları çıkarma talebinde bulunduğunu ve PKK olarak bu isteği yerine getirdiklerini anlatıyor. Abdullah Öcalan, farklı ülkelerden gelen talepler arasında, suikast, gösteri, kundaklama, bombalı saldırı ve toplu katliam gibi eylem biçimleri olduğunu belirtiyor ve bu dönemi karşılıklı menfaat üzerine kurgulanmış bölgesel misyona evrilme aşaması olarak nitelendiriyor. Terör Örgütü lideri Öcalan, 1970’lerde ‘Kürdistan İşçi Partisi’ olarak başlayan faaliyetlerin, Lübnan ve Suriye’de cephe boyutu kazandığını ve sipariş eylemler ile de edilen silah, lojistik ve diplomasi desteği sayesinde 1990’ların başından itibaren PKK’nın ordu yapılanmasına gittiğini söylüyor.

ABD SADDAM’IN SİLAHLARINI PKK’YA VERDİ

Irak’ı 1991 yılından itibaren bombalayan ABD’nin ilgi önceliği ülkenin kuzey bölgesi oldu. Saddam rejiminin yıkıldığı 2003 yılına kadar batı, güney ve doğu Irak’ta herhangi bir askeri faaliyet içerisinde olmayan ABD, Kuzey’de demografik değişim amaçlı kalıcı adımlar attı. Irak Ordusu’ndan emekli olan General Suphi Nazım, Saddam Hüseyin yönetiminin Musul, Erbil, Süleymaniye ve Kerkük bölgelerinde 1991 yılı ortalarından itibaren otoritesinin kırılmaya başlandığını ve Ordu’nun geride bıraktığı silahların ABD tarafından PKK’ya verildiğini belirtiyor. Gerçek Hayat’ın sorularını yanıtlayan General Suphi Nazım, o dönem başlayan sorunların bugün büyüyerek devam ettiğini kaydetti. Irak Ordusu’ndan emekli General, 1991 döneminde Irak Ordusu’ndan alınan silahların Peşmerge’ye değil PKK militanlarına verilmesinin bugün ortaya çıkan manzara dahilinde çok daha iyi anlaşıldığını ifade etti.

MEHMETÇİK KANDİL ETEKLERİNDE

PKK tarafından 25 yıldır ana merkez olarak kullanılan Kandil’e yönelik başlayan TSK operasyonları 25 kilometrelik ilerleyiş sonrası Kandil eteklerine ulaştı. Barazgir, Eşme, Ciya Sur, Şapan, Bani, Alakan ve Masid bölgelerinde kontrol sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Kandil eteklerine bulunan Sidekan ve Mavana’da kontrol sağladı. Kandil merkeze 35 kilometre uzaklıkta bulunan Türk birlikleri girdikleri bölgelerde sevgi gösterileri ile karşılaştı. Kuzey köylerinde halkla birlikte iftar açan Mehmetçik, köy meydanlarında çocuklara çeşitli hediyeler dağıttı.

KALICI OLMAK İÇİN ORADAYIZ

Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, devam etmekte olan Kandil yürüyüşünün daha önce yapılan harekatlardan farklı bir strateji ve hedef dahilinde sürdüğünü kaydetti. Sınır Hattında 1995-1997 yılları arasında 5. Hudut Alay Komutanlığı görevinde bulunan İsmail Hakkı Pekin, Gerçek Hayat’a yaptığı değerlendirmede, “Ordumuz adım adım ve geçtiği her noktayı tahkim ederek, orada üs tesis ederek ilerliyor” dedi. Operasyonun hazırlık aşamasının askeri strateji açısından oldukça başarılı gerçekleştiğine dikkat çeken Korgeneral İsmail Hakkı Pekin şunları anlattı:

Şu an 2 hudut tugayı ve bir komando tugayı bölgede ilerleyişine devam ediyor. Bundan sonraki dönem özel birliklerin daha aktif katkısı ile örgüt ana merkezini ele geçirinceye kadar devam edecek. Daha önce yapılan sınır ötesi operasyonlarda koşullar çok daha farklıydı. Bu sefer son derece iyi eğitimli özel birliklerle sonuç alacağımıza inanıyorum.

3 UNSUR HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Kandil’e Türk Bayrağı çekmek için 3 unsur hayati önem taşıyor. Bunlar, istihbarat, ateş desteği ve bölgesel aktörlerle işbirliği. Şayet İran ve Irak yönetimi ile birlikte bölgede etkin Peşmerge güçleri ile işbirliği içerisinde olursak Kandil yolu çok daha kısalacaktır. TSK’nın hava gücü ve İHA avantajı da terörün bölgeden çıkarılmasında büyük önem taşıyor. PKK’nın şu an lojistik destek bağlantısı kesildi. Birkaç kritik noktanın daha alınması ile daha fazla kapana kısılmış olacaklar ve kaçış yolları da kapanacak. Bu noktada İran’ın tavrı çok önemli. Çünkü PKK’nın tek nefes kanalı bu durumda İran olacak. Sınırın İran tarafında Hem Urumiye hem de sıfır noktalardan destek alıyorlar. Buralardan destek akışı engellenir ve sınıra yakın köy ve kasabalardan aldıkları destek kesilir, İran bu noktada teröre karşı gereken tavrı sergilerse PKK terörüne en büyük ve kalıcı darbe vurulmuş olur.

TARİHİ FIRSAT

Daha önceki yıllarda Irak’taki terör varlığına karşı 15 sınır ötesi operasyon düzenlendi. Şu an oluşan koşullar bize tarihi bir fırsat sunuyor. Bunu mutlaka değerlendirmemiz gerekiyor. Irak içerisinde komando ve tank birliklerinden oluşan 6 askeri üssümüz var. Son operasyonlara paralel olarak da 11 gözlem noktamız daha oldu. Mevcut şartlar bize sınırlarımızda 30 yıldır varlığını sürdüren terörist yapılanmaya en büyük darbeyi vurma imkanı verdi. Afrin sonrası kazandığımız moralle Kandil’i tamamen imha etmemiz ve diğer terör kamplarını tamamen ortadan kaldırmamız artık uzak bir ihtimal değil.

EŞ ZAMANLI DEVAM ETMELİ

ABD’nin Suriye’de oluşturmaya çalıştığı korsan yapı ve terör haritasına karşı dikkatimizi bir an olsun dağıtmamalıyız. Kandil’e yoğunlaşarak ABD ve müttefiklerine Fırat’ın doğusunda rahatlama şansı veremeyiz. ABD’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatları ile bozulan planlarından vazgeçmediğini sadece ertelediğini ve fırsat kolladığını unutmamalıyız. Operasyonlar, Kandil, Sincar, Kamışlı, Tel Abyat, Aynel Arab, Hakurk, Avaşin, Dırbesiye ayırt etmeden ve eşzamanlı bir biçimde devam etmeli.

Benzer konular