Milletin meclisi sil baştan – Gerçek Hayat

Milletin meclisi sil baştan

Bugüne kadar TBMM’de kabul edilen kanunların yüzde 98’i kanun tasarısı yani hükümet tasarısı olarak sunulmuş, sadece yüzde 2’si milletvekilleri tarafından kanun teklifi olarak verilmişti. Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ise bütçe hariç tüm konularda kanun teklifi hazırlama yetkisi TBMM’nin yani milletvekillerinin olacak. Bu durum milletvekillerinin yasa yapma gücünü yüzde 2’den yüzde 100’e çıkaracak.

24 Haziran’da gerçekleşecek erken seçim ile Türkiye’de yeni bir dönem başlayacak. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri bir arada yapılacak ve yeni hükümet sistemine resmen geçilmiş olacak. 16 Nisan referandumunda milletin oyları ile “Evet” dediği pek çok başlıktaki değişiklik, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimiyle birlikte uygulamaya konulacak. Meclis asli işlevi olan yasama yapmaya odaklanacak ve hükümeti millet adına denetleyecek. Yasa teklifleri milletvekilleri tarafından verilecek. Meclis aynı zamanda seçilmiş Cumhurbaşkanı ve kabinesini de denetleyecek. Vatandaşın beklentileri kanunlara daha fazla yansıyacak. Yeni sistemde Meclis’te de bir takım düzenlemeler olacak. Sandalye sayısı 600 çıkacak. Bakanlar Kurulu’nun bulunduğu yer ise kaldırılacak. Gerçek Hayat olarak bizde yeni sistemde milletvekillerinin yapacağı işleri milletvekilleri ile konuştuk.

AK Parti Grup Başkanvekili

Çanakkale Milletvekili Bülent Turan

MECLİS SÖZ SAHİBİ OLACAK

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin temel özelliği yasama, yürütme ve yargı arasında keskin sınırlar yaratmasıdır. Parlamenter sistemde hükümet, Meclis’in içinden çıktığı için kuvvetler ayrılığı pratikte işlemiyor. Bundan dolayı da Meclis üzerinde yürütmenin ağırlığı söz konusu olur. Hâlbuki yeni sistemde yasa yapım sürecine hükümet karışmayacak, Meclis söz sahibi olacak. Bu durum Meclis’in ve milletvekillerinin gücünü artıracak. Mevcut parlamenter sistem, askeri darbelerin de etkisiyle kuvvetler ayrılığını yasama, yürütme ve yargı arasında değil, siyaset kurumu ile bürokratik kurumlar arasında kurmuştu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kuvvetler ayrılığında demokratik denge sağlanmış oluyor. Meclis, yazılı soru, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcılarının, bakanlarının Yüce Divan’da yargılanabilmelerine imkân tanınması gibi denetim yollarını kullanabilecek. Bu şekilde yasama ve yürütme arasında demokratik bir denge-denetim mekanizması kurulmuş olacak.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ali Haydar Yıldız

KOMİSYONLAR DAHA AKTİF ÇALIŞACAK

Referandumda yapılan anayasa değişikliği yeni bir sistemi getiriyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Bu sistemin bir özelliği başkanlık sistemi ile aynı. Kuvvetlerin sert ayrılığı şeklinde. Yasama organı yürütme organı ve yargı organı birbirinden sert bir biçimde ayrılıyorlar. Parlamenter demokraside milletvekilleri seçildikten sonra mecliste çoğunluğu olan partiye cumhurbaşkanı tarafından süresi içinde hükümeti kurma yetkisi veriliyor. Artık parlamenter demokrasiden farklı olarak parlamentodan bir hükümet teşekkül etmeyecek. Hükümet yani yürütme cumhurbaşkanı sisteminde kurulmuş olacak. Milletvekilinin temel görevi ise yasama faaliyetini aktif olarak yerine getirmek olacak. Milletvekilleri şu anda da bu görevi yerine getiriyorlar. Parlamenter demokrasiden farklı olarak artık hükümetin kanun tasarısı sunma hakkı olmayacak. Bu yetki tamamen milletvekillerine ait olacak. Daha önce hükümetin kullanmış olduğu kanun tasarısını sunma yetkisi bu defa kanun teklifi sunma yetkisi olarak sadece TBMM üyelerine yani milletvekillerine has bir yetki haline gelmiş olacak. Bunun yanında bakanlar artık milletvekili yetkisinde olmayacağı için, milletvekillerinin gensoru  yetkisi yok. Diğer bütün yetkiler devam edecek. Yeni dönemde şimdikinden farklı olarak komisyonlar çok daha aktif hale gelecek. Bir parlamenterler daha aktif şekilde komisyonlarda yasama teklifleri üzerinde yoğunlaşacak ve oradan meclisin genel kurulunda kanunların görüşülmesi için bir hazırlığın içine girmiş olacaklar. Meclis’te 600 tane milletvekili olacak, sayı artacak.

HALKIN İÇİNE İNİP HALKI DİNLEYECEK

Mevcut sistemde bakanlarla olan ilişkisi milletvekilini halkla temas haline getiriyordu. Milletvekiline ulaşan vatandaş sorunlarını milletvekili marifetiyle ilgili bakana, başbakana, yürütme faaliyetinde bulunan kuruma ulaştırıyordu. Bu ortadan kalkmış değil. Milletvekili halkın içine girip milletvekilleri olarak halkını dinleyecek. Her ne kadar bakan parlamentoda bulunmayacaksa da -ister muhalefet milletvekili olsun, ister çoğunluğu elinde bulunduran partinin vekili olsun- milletvekilinin, halkın vekili olarak onun sorunlarını öncelikle yasama organına, belli noktalarda da yürütmeye aktaracak. Bu konuda bir engel, kapatılan bir mekanizma yok. Yasama ve yürütme birbiri ile ayrı olacak fakat bu birbiriyle irtibatı olmayacak anlamına gelmiyor.

 AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu

TEMSİL KUVVETLENİYOR

24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan seçimlerle birlikte milletvekili sayısı 600’e çıkacak. Böylece artan nüfusun TBMM’deki temsili güçlenecek, milletimizin ortaya koyduğu irade daha kuvvetli şekilde TBMM’ye yansıyacak. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte kanun yapımında Meclis iradesi hakim olacak. Mevcut sistemde hükümet tarafından kanun tasarıları düzenleniyor, bu tasarılar komisyonlarda ve TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor. 24 Haziran’dan sonra bu durum ortadan kalkacak. Kanun tasarısı tamamen kaldırılıyor ve kanun teklif etme yetkisi yalnızca milletvekillerine veriliyor. Mevcut sistemde, iktidar partisinin çoğunluğu olduğu için muhalefet partisi hangi kanun teklifini getirirse getirsin geçiremiyor. Çünkü komisyonda iktidar çoğunluğu var. Yeni sistemde Meclis’te hazırlanıp kabul edilen kanunu Cumhurbaşkanı’nın geri göndermesi durumunda da son söz millet tarafından seçilmiş Meclis’in oluyor. Meclis kanunu salt çoğunlukla aynen kabul edebiliyor.

DENETİM YETKİSİ ARTACAK

Meclisin bilgi edinme ve denetim yolları korunacak. Yeni sistemde bakanların Meclisin dışından atanacak olması Meclis’i çok daha güçlü kılacak. TBMM’nin denetim yetkisi artacak bu da Meclis’i bir bütün olarak kuvvetlendirecek. Meclise ilk defa Hakimler ve Savcılar Kurulu için üye seçme hakkı getirildi. HSYK’nın çoğunluğunu oluşturan 7 üye artık Meclis tarafından yani millet tarafından seçilecek. Meclis’in yani milletin iradesi kuvvetlenecek.

TBMM’DEN ÇIKAN KANUN GEÇERLİ OLUYOR

“Ülke kararnamelerle yönetilecek” gibi söylemler var. Oysa Cumhurbaşkanı’nın kararname çıkardığı konuda Meclis de bir kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hale geliyor. TBMM’den çıkan kanun geçerli oluyor. Ayrıca kararnameler Meclis’in ve Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabi oluyor.

OHAL’DE SÖZ TBMM’DE OLACAK

OHAL uygulamasında da yetkiler TBMM’de toplanıyor. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak OHAL ilanı aynı gün Meclis’in onayına sunuluyor. Meclis’in OHAL’i uzatma, kısaltma ya da kaldırma yetkisi bulunuyor. Bu dönemde çıkan kararnameler üç ay içinde meclis tarafından onaylanmaz ise hükümsüz kalıyor. Meclisin bu konudaki denetleme gücü ve sorumluluğu ön plana çıkıyor. Ana muhalefet partisi algı yönetimi yapmaya çalışarak terörle mücadeleye balta vuruyor.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç

AYKIRI BİR KARARNAME ÇIKMAYACAK

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesini tam anlamıyla uygulayan bir sistemdir. Halkın doğrudan doğruya hükümetini sandıkta belirlediği aynı anda yasamayı da belirlediği ve millet iradesinin hem yasamaya hem yürütmeye doğrudan doğruya yansıdığı demokrasiye en uygun hükümet sistemidir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ise kuvvetler ayrılığının daha güçlü olduğu ve millet iradesinin hem yasamaya hem yürütmeye doğrudan yansıyan bir sistem. Yasamanın kanun yapmaya yetkisinin yürütmeye değil milletvekillerine ait olması yasamanın üstünlüğünün bir göstergesi. Dolayısıyla yasamanın yürütmeyi denetlediği bir sistem. Hükümet yasalara aykırı bir kararname çıkaramaz. Dolayısıyla sistem yasa yaparak yürütmeyi denetleme imkanı veriyor. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı sorumsuz. Yeni sistemde ise artık Meclis’e karşı sorumluluğu var. Yasamaya karşı sorumluluğu var burada bir yasama denetimine tabi.

SEÇİM KARARI ALMA YETKİSİ VAR

Cumhurbaşkanının tüm iş ve işlemlerine yargı denetimi de var. Sistemin tıkanmasına çözüm olarak da hem cumhurbaşkanının hem de Meclis’in seçim kararı alması yetkisi var. Her iki organ birbirini gözetecek, kollayacak denge unsuru olacak. Meclis hükümetin işlemesini engellemeye çalışırsa Cumhurbaşkanı seçim kararı alır ve bu tıkanıklığı giderir. Cumhurbaşkanı Meclis’teki çoğunluğun iradesine aykırı davranırsa Meclis seçime giderek Cumhurbaşkanının görevini sonlandırabilir. Yani Meclis ile Cumhurbaşkanı arasında bir uyum olacak. Bu sistemin en önemli özelliği denge-denetimin olması.

KANUN YAPMA YETKİSİ MECLİS’TE

Milletvekillerin sayısı 600’e çıkıyor. Kanun yapma yetkisi sadece Meclis’te olacak. Yeni sistemde bakanlar Meclis’te olmayacak. Komisyonlar daha etkin çalışacak. Yürütmenin taleplerini yasa teklifine dönüştürülecek olan milletvekilleri. Dolayısıyla Meclis daha etkin hale gelecek. Yürütme daha hızlı karar alıp hızlı uygulayabilecek. Yanlış karar alırsa da Meclis o kararı yasa ile hükümden düşürebilecek. Yeni sisteme uygun bir şekilde iç tüzükte de yeniden bir düzenleme yapılabilir. Meclis’in ve komisyonların daha etkin çalışabilmesi için iç tüzükte bazı düzenlemelerin de yapılması gerekiyor. Yeni dönem parlamento da bunları yapacaktır.

AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez

TBMM’NİN ETKİNLİĞİ ARTIYOR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle TBMM’nin etkinliği artıyor, güçleniyor. İncelemeler göstermiştir ki, Türkiye’de parlamenter sistemin uygulamasında, Meclis’te kabul edilen kanunların yüzde 98’i kanun tasarısı yani hükümet tasarısı olarak sunulmuş, sadece yüzde 2’si milletvekilleri tarafından kanun teklifi olarak verilmiştir. Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bütçe hariç tüm konularda kanun teklifi hazırlama yetkisi TBMM’nin yani milletvekillerinin olacak. Bu durum milletvekillerinin yasa yapma gücünün yüzde 2’den yüzde 100’e çıkması anlamına gelmektedir.

Kültür ve medeniyetimiz ehliyet, liyakat ve ihtisaslaşmaya büyük bir önem vermektedir.  Yeni sistemle, TBMM ve milletvekillerinin asli sorumluğu yasa yapma ve hükümeti denetlemek olacak. Cumhurbaşkanı ve hükümetin görevi de icra olacak.  Dolasıyla milletvekilleri kaliteli, nitelikli ve toplumsal faydası yüksek yasa yapacak. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar ise zamanlarının tamamını yatırımlara, üretime, ihracata, istihdama ve toplumsal sorunları çözmeye ayıracaklar.

GÜÇLER AYRILIĞI OLMAYACAK

Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde güçlerin işbirliği ve dayanışması olacak. Özellikle de hükümet Meclis’le işbirliğine ihtiyaç duyacak, ihtiyaç duyduğu yasaların zamanında ve istediği nitelikle çıkması için TBMM ve milletvekilleriyle yakın işbirliği içinde olmak, kanun teklifleri üzerinde birlikte çalışmak zorunda kalacak. Mevcut durumda ise bürokratların hazırladığı, hükümet tasarısı halinde Meclis’e sunulan kanun tasarıları, TBMM ve milletvekillerinin fazla müdahalesi olmadan kanunlaşmaktadır. Yeni durumda kanun teklifini milletvekilleri vereceği için kanun teklifinin içeriği hakkında baştan bilgi sahibi olacak, kendi teklifini kamuoyundan gelen eleştiriler doğrultusunda değiştirebilecekler. Böylece tamamen millet iradesinin özünü yansıtan yasalar çıkmasının yolu açılacaktır. Yeni sistemle Meclis’in zayıfladığı görüşlerine katılmamız mümkün değil. Çünkü yeni dönemde de TBMM kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak sahip olduğu yetkilerini tam olarak kullanmaya devam edecek. TBMM, kanun koyma, değiştirme ve kaldırma, bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşme ve kabul etme, para basılmasına ve savaş ilanına karar verme, milletlerarası antlaşmaların onaylanmasına uygun bulma, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararıyla genel ve özel af ilanına karar verme ve anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanma ve görevleri yerine getirme sorumluğunu aynen sürdürecek.

MİLLETVEKİLLERİ YÜZDE 100 ETKİN VERİMLİLİKLE ÇALIŞACAK

Sonuç olarak, Güçlü Türkiye’ye güçlü yasama ve güçlü yönetim geliyor. TBMM’nin yetki ve görev alanlarında özellikle yasama faaliyetlerinde milletvekillerinin yüzde 100 etkinlik ve verimliği artıyor. Bu da kaliteli yasa yapmanın yolunu açacak, kaliteli yasalarda Türkiye’nin hukuk güvenliğine ve istikrarına katkı sağlayacaktır.

Benzer konular