İsrail’e “öf” demek bile yasak

shutterstock_205856794

İsrail’in Filistin’e karşı yürüttüğü işgal politikası dünya genelinde büyük bir tepkiyle karşılanıyor. İslam ülkelerinde başlayan ve Batı’ya kadar sıçrayan boykot dalgası giderek büyüyor. İsrail Meclisi ise boykot dalgasının önüne geçebilmek için bir kanun tasarısı hazırladı. Bu tasarı, boykot hareketine destek veren yabancıların ülkeye girişini, İsrail’e karşı ekonomik, kültürel veya akademik boykot çağrısı yapılmasını yasaklıyor ve bu konuda ağır cezalar getiriyor. Ancak hâlihazırda yasalar bu türden faaliyetleri sadece İsrail’de değil, Batı ülkelerinde de suç haline getirmeyi amaçlıyor. Nitekim bu girişimler de başarıya ulaşmıyor değil. Birçok Batı ülkesi İsrail’e karşı uygulanan boykotun önüne geçebilmek için yasa çıkardı, İsrail’i protesto etmenin ‘suç niteliği’ taşıdığını açıkladı.

ABD’de boykot karşıtı yasalar

Birleşmiş Milletler, İsrail’in işgal altındaki Filistin’de yerleşim kurma ve genişletme faaliyetinin uluslararası hukukun ihlali olduğunu defalarca dile getirdi. Yine de işgal, yarım asırdan bu yana hız eksiltmeden devam ediyor. Atılan herhangi bir diplomatik adım mevcut değil. Sadece sivil inisiyatifler var. Farklı ülkelerdeki birçok işletme İsrail’in işgal politikasını protesto etmek için İsrail ürünü malları satın almama kararı aldı. Filistin halkına uygulanan sistematik zulüm karşısında binlerce aktivist hareket, dünyanın her yerinde protestolarla seslerini duyurmaya çalışıyor. Siviller bunu yaparken devletler de boş durmuyor. Onlar da tam aksine,  İsrail’e karşı uygulanan yaptırımın önüne geçebilmek için yasalar çıkartma telâşında.

Bu ülkeler arasında Amerika başı çekiyor. İsrail’e tepki olarak birçok Amerikan işletmesi, İsrail’de üretilen mallara boykot kararı almışken ABD hükümeti bu boykota karşı Kongre’de bir yasa çıkartmak üzere. Daha önce de 6 eyalet, İsrail’in tecrit edilmesini önlemek için yasa hazırlamış ve yasa mecliste kabul edilmişti. Washington Post’un yayınladığı habere göre yasanın tüm ülkede uygulanması için düğmeye basılmış durumda. “Washington’un Amerikan şirketlerinin İsrail’i boykot eden devletlerle işbirliğini yasaklamasını” öngören yeni bir tasarı Kongre’nin önünde. Tasarının amacı, tüm dünyanın yasadışı kabul ettiği Batı Şeria’daki yerleşimlerin Amerikan şirketlerince meşru görülmesini sağlamak.

20 yıl hapis

İşin ilginci, İsrail’in ürünlerini boykot edilmesini ‘suç’ kapsamını alan yasa tasarısına destek gün geçtikçe artıyor. Tasarı, yasayı ihlal edenlere 250 bin ilâ 1 milyon dolar arasında değişen para ile 20 yıllık hapis cezası öngörüyor. Eğer bu yasa Kongre’den geçerse işgalci İsrail’e karşı yürütülen boykot kampanyalarına destek verenler suç işlemiş sayılacak. Cumhuriyetçilerin hazırladığı tasarıya Demokratların lideri Chuck Schumer de destek veriyor.  Söz konusu tasarının arkasında ABD’de İsrail yanlısı lobicilik faaliyetleriyle bilinen AIPAC kuruluşu var. Sadece Amerikan işletmeleri değil, ülkedeki üniversiteler de İsrail’in işgaline karşı seslerini yükseltiyor. Ancak İsrail’e karşı faaliyetler yürütenler kampüslerde yoğun bir baskıyla karşı karşıya. ABD merkezli “Palestina Legal” adlı derneğin “İfade Özgürlüğüne Filistin İstisnası”  başlıklı hazırladığı rapora göre, İsrail’e karşı düzenlenen protestolar ve alınan boykot kararları kampüslerde sansüre uğruyor. İsrail’in eylemlerine karşı faaliyet yürüten ya da açıktan eleştiren uzmanlara cezalar veriliyor. Filistin yanlısı kimi profesörler işlerinden kovuluyor. İşgal karşıtı öğrencilerin eğitim hakları tehlike altında. Birçoğunun burs yardımı kesintiye uğradı. Kimisi okuldan kovulmakla tehdit ediliyor. Filistin bayrağı sallamak “suç”undan disiplin cezası alan çok öğrenci var. Rapor şu açıklamayı sunuyor: “Eleştirilere cevap vermek yerine, önemli kaynaklara ve lobi gücüne sahip oldukları için Filistinlilerin haklarını korumak isteyenleri baskı altına almak, cezalandırmak veya sansürlemek amacıyla üniversitelere, hükümet kurumlarına ve diğer kesimlere baskı uygulayan İsrail yanlısı bir kesim var.”

İngiltere’de de boykot etmek yasadışı

Bazı İngiliz firmaları İsrail ile daha önceden yapılan anlaşmaları feshetti. İngiliz güvenlik şirketi G4S, Batı Şeria’da süresi dolan sözleşmeyi yenilemekten vazgeçti. İngiliz süpermarket zinciri Co-Operative Grup, İsrail mallarını boykot uygulama kararı aldı. Birçok yerel işletme İsrail’in ürünlerini boykot ediyor.

İngiliz Hükümeti ise bunlara karşı İsrail’i boykot kararını caydırma yasası çıkartıyor. Hükümet, Batı Şeria’da bulunan Yahudi yerleşimcilerinden gelen mal ve hizmetlerin satın alımına yapılan boykotu “yasadışı”  ilan ettiğini duyurdu. Boykota devam etmeyi düşünenlere ağır cezalar öngörülüyor. Hükümetin bu kararına, İşçi Partisi başta olmak üzere çeşitli kesimlerden ciddi tepki var.

Fransa’da aktivistlere para cezası

İsrail’i boykot eden firmalar ve aktivistlerin çabaları dünyanın çeşitli bölgelerinde bir boykot dalgası oluştursa da, Batı hükümetlerinde bu durum, yaptırım karşıtı yasayla karşılık buluyor. İşgalci İsrail devletinin yardımına koşan diğer bir ülke de Fransa. Fransız hükümeti, İsrail lehine yeni bir yasa çıkardı. Yasaya göre İsrail karşıtı boykot artık bir suç, bu boykotu savunmak da…

İsrail’e karşı boykotu savunan bir grup aktivist bu sebeple yargılandı bile. Fransa’da 12 İsrail karşıtı aktivist, Filistin halkına uygulanan insanlık suçunu protesto etmek için “Yaşasın Filistin, İsrail’i boykot et” yazan tişörtleri giydikleri, “İsrail ürünlerinin satın alınması, Gazze’de işlenen suçları meşrulaştırıyor” diyen bildiriler yayınladıkları için sorgulandı. Bu insanların suçu Filistin’de onlarca yıldır süregelen işgalin sona ermesini savunmaları. Ülkedeki yüksek mahkeme 12 aktivistin her birine 30 bin avro para cezası kesti. Anlaşılan o ki Charlie Hebdo’ya düzenlenen saldırılar sonrası başlayan ifade özgürlüğü” tartışmaları, Fransa’da bu hakkın İsrail karşıtı gruplara verilmediğini gösteriyor.

Macaristan’da Belediye Başkanı yargılandı

Fransa’nın önde gelen Yahudi lobisi CRIF, kararı memnuniyetle karşıladı. CRIF’in avukatı Pascal Markowicz, gençlerin gözaltına alınmasına ilişkin basına verdiği demeçte şunları söyledi: “BDS’yi destekleyici ifadeler tümüyle yasadışıdır. BDS’ciler ifade hürriyetinin ihlâl edildiğini söyleseler de en yüksek hukukî merci bunun aksini iddia ediyor.”

İsrail karşıtı eylemler Macaristan’da da mahkemeye taşındı. İsrail’in 2014’te Gazze saldırılarını protesto etmek amacıyla eylem düzenleyen Macaristan Erpatak Belediye Başkanı Zoltan Mihaly Orozs, geçtiğimiz Nisan ayında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan mahkeme karşısına çıktı. Savunmasını Erdoğan’ın meşhur “one minute” videosu ile yapan belediye başkanı herhangi bir ceza almaktan yakayı kurtardı belki. Ancak İsrail’in hukuk dışı eylemlerine eleştiri yasağı getiren Batı’nın ifade özgürlüğünden tam olarak ne anladığı da iyice ortaya çıkmış oldu.

Benzer konular