Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarını öngören, bu konudaki uyuşmazlıkları gideren yasa değişikliği Anayasa Mahkemesi`nce iptal edildi. Yürütmesi de durduruldu. Kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen Yüksek Mahkeme, bu kararını açıklarken iki yönden Anayasa`yı ihlal etti. Birincisi 153.maddeye aykırı olarak gerekçesi yazılmadan kararın açıklanması, ikincisi ise Anayasa ve kanunlar izin vermediği halde yürütmenin durdurulması kararı vermesi. Kararlarının siyasi oluşu artık açıkça ifade edilen AYM`nin bu kararının da hukuka uygun olmadığını ifade ettikten sonra, hukuken bağlayıcı bir karar olması sebebiyle doğuracağı sonuçlara değinmek istiyorum.
Genelkurmay adına açıklama yaparken, AYM kararı kendisine sorulan Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, devam eden davaların görevsizlik kararı verilerek askeri mahkemelere gönderilmesini beklediklerini açıkladı. Konuyu hukuk tekniği açısından bilmeyenlerin, sivil yargıda devam eden pek çok davanın askeri mahkemelere gönderileceğini sanması doğal olabilir. Ancak askeri kişileri doğrudan ilgilendiren bir konuda GK adına yetkili olarak açıklama yapan kişinin sözü ya hukukçulara bırakması ya da doğru bilgilendirme yapması gerekirdi. İşin gerçeği, Ergenekon ismi etrafında sürdürülen soruşturma ve yargılamaların sivil mahkemelerde devam edeceğidir. Görevsizlik kararıyla askeri mahkemelere gönderilmesi söz konusu değildir.
Tartışılan yasa iki önemli değişiklik getirmişti. Biri sivillerin askeri mahkemelerde yargılanamayacağı, ikincisi de Ceza Muhakemesi Kanunu 250 maddesinde sayılan suçlardan dolayı asker kişilerin de sivil mahkemelerde yargılanacağıydı. İkinci değişiklik bu konudaki ihtilafları gidermeyi sağlamıştı. Yoksa tamamen yeni bir düzenleme değildi. AYM değişikliğin ikinci kısmını Anayasaya aykırı bularak iptal edince, eski hale dönülmüş oldu. Madde tamamen iptal edilmediği için de şu anda hukuki bir boşluk söz konusu değil; bu değişiklikten önce başlayan yargılamalar iptal kararından etkilenmeden devam edecek.
Teknik detaylara girmeden kısaca ifade edecek olursak, yasalara göre askeri mahkemeler asker kişilerin askeri olan suçları ile askeri mahallerde işlenen yahut askerlik göreviyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Askeri suç, asker kişilerin Askeri Ceza Kanununda ölüm, ağır hapis ve hapis cezasıyla cezalandırdığı suçlar olarak tanımlanmıştır. Askeri şahısların askeri olmayan suçları için Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik olunacağı da kanunda ifade edilmektedir.
Ergenekon soruşturmaları adıyla gündemde olan anayasal düzene karşı suçlar, darbe teşebbüsü suçları Askeri Ceza Kanununda düzenlenmemiştir. Bu suçlar 5237 Sayılı yeni TCK. 312,313 ve 314. Maddeleri ile Terörle Mücadele Kanununda düzenlenmiş olup askeri suç tanımı dışında kalmaktadır.
Suçun asker ve sivil kişilerce müştereken işlenmesi halinde görevli mahkeme sivil mahkemelerdir. Zira sivillerin askeri mahkemede yargılanma yolu yasa ile kesinlikle kapatıldığı için, iştirak halinde işlenen suçlar da, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birlikte görülmesi gereken davalar da adliye mahkemelerinde görülecektir. Bu konuda ilk karar Şemdinli davasında verildi. Askeri mahkeme görevsizlik kararıyla davanın Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar verdi.
Suçun, askerlerin askeri hizmet ve görevleriyle ilgili olma kriteri yönünden olaya baktığımızda da, hukuken tartşılacak bir yanı yoktur. Ülkesini ve milletini dış düşmanlara karşı korumakla görevli ve bu görevini, bağlı olduğu T.C. hükümetinin ve Meclis`in vereceği kararlar doğrultusunda kullanacak askerlerin, bağlı olduğu iktidarı yıkma girişimleri bir görev değil suçtur. Ne yazık ki bu suçu işlemiş ve hala işleme kararında olan TSK içinde yapılanmış cuntaların var olduğu Balyoz Harekat Planı ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Darbe girişimi ve örgüt suçlarının, askeri mahal içinde başlanmış olsa bile, gerçekleştirmek istediği amacı, suçun vasıf ve mahiyeti gereği kışla dışına taşması, sivil uzantıları, sivillerle müşterek hareket edilmesi gibi sebeplerle askeri mahal içinde kalmadığı ve sivil yargının görev alanına girdiği aşikârdır.
Özetleyecek olursak, darbe teşebbüsü suçlarını işleyenlerin sıfat ve memuriyetlerine, muvazzaf veya emekli olmalarına bakılmaksızın, görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile haklarında Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacaktır. Yetkili olan adliye mahkemeleridir. Soruşturma dosyalarının veya devam eden davaların askeri mahkemelere gönderilmesi söz konusu olmayacaktır.
