<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gerçek Hayat Dergisi &#187; Yorum</title>
	<atom:link href="http://www.gercekhayat.com.tr/category/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gercekhayat.com.tr</link>
	<description>Gerçeğe Sadakat Şerefimizdir!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Feb 2010 20:51:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE BE ENSAR</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/sen-turkulerini-soyle-be-ensar/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/sen-turkulerini-soyle-be-ensar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ismailkilicarslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Cinnet Modern]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=827</guid>
		<description><![CDATA[Yok arkadaş yok. Bu sefer olmayacak. Bu sefer, taze et bulmuş sırtlan gibi ağızlarını açıp bekleyen İslamcı tayfasına ve dahi kıymetleri kendinden menkul, şu ana kadar bir şey yaptıklarına rastlanmayan şımarık sanal kahramanlara bu gencecik adamı yedirmeyeceğiz. ]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/sen-turkulerini-soyle-be-ensar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinç Gerçekten İlginç</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/bilinc-gercekten-ilginc/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/bilinc-gercekten-ilginc/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihatnasir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[Önceki hafta, ‘Düşünmek İman Edince Düşmez’ başlıklı yazımızda ‘iman merkezli düşünmeye’ dair mütalaalarımızı paylaşmıştık sizlerle…
Dilerseniz şimdi de, ‘yersiz düşüncenin’ nelere mal olabileceğini değerlendirelim… 
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/bilinc-gercekten-ilginc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makinalar tıkır tıkır!</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/makinalar-tikir-tikir/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/makinalar-tikir-tikir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>husrevhatemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Temaşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=802</guid>
		<description><![CDATA[Televizyon kanallarında bir süredir bir reklam seyrediyoruz. Türkiye’nin önde gelen sanayici ve işadamları elleriyle de dillerine yardım ederek  “tıkır tıkır” deyip duruyorlar. Samimi söylüyorum, hiçbir alay etmek veya zevklenmek amacım yok. Sadece öğrenmek için bu reklam neden hazırlanmış, diye soruyorum. Milletin  “makinalar arıza yapmış, İsmail Usta’yı çağırsak da bir baksa” gibi bir derdi mi var? Makinelerin tıkır tıkır çalışmadığı gibi bir mili derdimiz olmadan bu reklam neden düşünüldü? Bu kadar önde gelen rical ve inas-ı  vatanı bir araya getiren bir reklam, milletin ümmid-i bülendine asansör olmalıydı. Yani ya üst kata çıkarmalıydı veya bodrum kata indirmeliydi. Hayır ikisini de yapmıyorlar. ]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/makinalar-tikir-tikir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Generaller de yorulur!</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/generaller-de-yorulur/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/generaller-de-yorulur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Asım Gültekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[Bir generalin yüzünün aldığı şekiller yayınlandı bir internet sitesinde. 
Bir bakmalı o yüzlere. Kimisinde gayet yorgun, ‘nerden bulaştım bu devlet işlerine’ der gibi bir yüz. Kimisinde ‘ben var ya, hepinizi asarım, keserim!’ der gibi bir yüz. Sonra düşünelim bakalım bu memlekette fikirleri ile yaşamaya çalışanları, kimliklerinden dolayı horlanmaya çalışılan onurun arkadaşlık ettiği insanları...
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/02/03/generaller-de-yorulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DARBECİLER NEREDE YARGILANACAK?</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/darbeciler-nerede-yargilanacak/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/darbeciler-nerede-yargilanacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 15:06:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resatpetek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Çerçevesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=700</guid>
		<description><![CDATA[Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarını öngören, bu konudaki uyuşmazlıkları gideren yasa değişikliği Anayasa Mahkemesi`nce iptal edildi. Yürütmesi de durduruldu. Kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen Yüksek Mahkeme, bu kararını açıklarken iki yönden Anayasa`yı ihlal etti. Birincisi 153.maddeye aykırı olarak gerekçesi yazılmadan kararın açıklanması, ikincisi ise Anayasa ve kanunlar izin vermediği halde yürütmenin durdurulması kararı vermesi. Kararlarının siyasi oluşu artık açıkça ifade edilen AYM`nin bu kararının da hukuka uygun olmadığını ifade ettikten sonra, hukuken bağlayıcı bir karar olması sebebiyle doğuracağı sonuçlara değinmek istiyorum.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/darbeciler-nerede-yargilanacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vicdan Tımara Gelmez!</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/vicdan-timara-gelmez/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/vicdan-timara-gelmez/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 14:45:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihatnasir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[Ömer Seyfettin’in ‘Kaşağı’ isimli bir hikâyesi vardır malumunuz. 
Bu hikâyeyi ilk kez, hafızam beni yanıltmıyorsa, ilkokul son sınıftayken Türkçe kitabında okumuştum. 
Bende derin bir iz bırakmıştı doğrusu… 
Zaman zaman empati yapıp kendimi hikâyenin kahramanı yerine koyduğum oldu. 
Her seferinde hissettiğim, tanımlanamaz bir acı ile ta en içerimdeki sızıydı…
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/vicdan-timara-gelmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;AMA ÖYLE DEMEYİN, ARADA ÇOK TEMİZ İNSANLAR DA VAR&#8221;</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/ama-oyle-demeyin-arada-cok-temiz-insanlar-da-var/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/ama-oyle-demeyin-arada-cok-temiz-insanlar-da-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 14:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ismailkilicarslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Cinnet Modern]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=684</guid>
		<description><![CDATA[Size bazı isimler sıralayayım önce. Abdüllatif Şener, Haydar Baş, Ömer Çelakıl, Egemen Bağış, Ömer Çelik, Erol Yarar, Rabia Yalçın, Adnan Oktar, Hüseyin Üzmez, İsmail Nacar... 

Bazı başka isimler sıralayayım şimdi de. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Mahmut Ustaosmanoğlu, Mevlana  İdris Zengin, Sibel Eraslan, Yusuf Kaplan, Zeki Bulduk, Hasan Aycın... 

Bu her iki isim grubunun kendi aralarındaki ortak özelliklerini sayıp dökmek mümkün. Bu iki isim grubunda yer alan isimlerin niçin yanyana yazıldıklarını çözmemiz de zor değil. Fakat, bu iki isim grubunun ortak özellikleri meselesini düşünmeye hiç yanaşmıyoruz ne yazık ki. Çünkü bunu düşünmek, aynı zamanda Türkiye'deki ideolojik İslamcılık meselesinin temel sorunlarından birine kafa yormamızı gerektirir. Buraya döneriz sonra. 
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/ama-oyle-demeyin-arada-cok-temiz-insanlar-da-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi anlaşılmamış bir Osmanlı: Rıza Tevfik</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/iyi-anlasilmamis-bir-osmanli-riza-tevfik/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/iyi-anlasilmamis-bir-osmanli-riza-tevfik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 14:01:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>husrevhatemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Temaşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=680</guid>
		<description><![CDATA[Özge Temaşa yazılarına başlarken, bazı yazı parçalarının özeleştiri ve itiraf, bazılarının yadeleştiri, bir kısmının da medh ü sena ve teşekkür faslından olacağını söylemiştim. Bugün teşekkür faslı ile başlıyorum. Rıza Tevfik Bölükbaşı iyi anlaşılmamış bir Osmanlıdır. İmparatorluğunun dağılmasından korktuğu için Türkçülük hareketlerinden uzak yaşamış, bu sebeple devrinin Türkçüleri ona soğuk durmuş, Damad Ferit Paşa hükümetine girince de artık Cumhuriyet devrinin adından bahsedilmeyen “öcüleri arasına girmiştir.” İkinci  Dünya Savaşı bittikten sonra, Türkiye’ye dönmüş, kendisi de ailesi de reklam sevmeyen kişiler olduğundan, son yıllarında anı kitabı yayınlamamış, kendisi ile röportaja gelenlerle konuşmuş ve unutulmuş bir öcü olmuştur. Alın yazısı bakımından benzerleri Refik Halid Karay ve Refii Cevad Ulunay’dır. (Üçünün de adının” R” ile başlamasında bir giz varsa, bunun hallini adı yine R ile başlayan Rezzan Hanım’a havale ediyorum.)]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/iyi-anlasilmamis-bir-osmanli-riza-tevfik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kopuk entel de olmayalım!</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/kopuk-entel-de-olmayalim-2/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/kopuk-entel-de-olmayalim-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 13:42:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Asım Gültekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=671</guid>
		<description><![CDATA[Niyazi Özgür Yüce’nin şiir kitabı çıkmış. Esnaf Haydar'ın Hikayesi Niyazi Abi, nam – ı diğer Yasin Baba biz 90’ların sonlarında üniversitede iken üniversitenin tek ü tenha adamlarından idi. Kimse onun kadar deli değildi. Coşku adamıdır Yasin Babamız. Şiirler de yazardı Yasin Baba. Öyle sanatsal şiirler değil. Kötü de değil ama! Biat diye bir dergi çıkartırdım ben vaktinde. Yılda bir sayı çıkartırdık. Orda Yasin Babanın şiirlerinden yayınlamıştık. Eylem adamıdır Yasin Baba. Şiir kitabını Cemal Balıbey ağabeyin güzelim kitabevi Özgün’de gördüm. (Özgün İHH’nın hemen karşısında. Yolu İHH’dan geçenler Özgün’ü ihmal etmesinler derim.)  Kitap Kaknüs’ten çıkmış.  İnanmış ve inancı için yollara düşmüş, kavgalar etmiş bir adamın şiirlerini okumuş olursunuz. Piyasada gördüğünüz birçok isimden çok daha kıymetli nitelikleri haiz bir ağabeyimizdir Niyazi Özgür Yüce.
Edebiyat ortamlarımızın hayattan kopukluğunu eleştirir ince ince. Haklıdır elbette çoğunlukla. O ortamın içerisindeyim diye gereksiz bir savunmaya girmemeliyim!
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/kopuk-entel-de-olmayalim-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİLİYORUM, BİRAZDAN BURAYA DA GELİR KAR</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/biliyorum-birazdan-buraya-da-gelir-kar/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/biliyorum-birazdan-buraya-da-gelir-kar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 13:15:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Ayçil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Kurşun Kalem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Niyetim, gece boyunca hevesle beklediğim ama ancak ertesi gün tipi şeklinde yağmaya başlayan kar hakkında bir yazı yazmaktı. Çocukluğumun ulu ağaçlarını ağırlaştıran, çocukluğumun yamaçlarını örten, çocukluğumun yollarını kapatan ve her ne zaman gelse çocukluğumu da yanında getirmeyi ihmal etmeyen bu eski göğün misafiri gece boyunca beni pencereye mahkûm etmişti üstelik. Kalkıp defalarca perdeyi aralamış, hala bir tek kar tanesinin bile düşmediğini görünce, somurtarak yerime oturmak zorunda kalmıştım. Yerime, yani kanepenin sağ köşesine ilişmiş, ellerimi koynuma koymuş, yüzümü asarak, defalarca, “hala niye yağmıyor?” diye söylenip durmuştum. Yaşım düşünüldüğünde, bu çocukça bekleyişin biraz uygunsuz, hatta gülünç kaçtığının farkındaydım. Şimdi sizin içinizden de, “abartmışsın Ali Ayçil” diye söylenenler olduğunu biliyorum. Mümkündür! Böyle düşünenlere sadece şunu söylemek isterim ki, uykuya çekildikten sonra da hatırladığım kadarıyla en az iki kere sıcak yatağımdan kalkıp pencerenin önüne gittim ve aynı alınganlıkla bu sefer de yatağıma dönüp, orada somurttum.  Gece aymaz, gök muğlâk, gönlüm biraz kırıktı…]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/28/biliyorum-birazdan-buraya-da-gelir-kar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Lahit başka bir Lahit!</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/07/bu-lahit-baska-bir-lahit/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/07/bu-lahit-baska-bir-lahit/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 13:01:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gerçek Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[Hüseyin Rahmi Göktaş'ın 3. kitabı ‘Lahit’ çıktı. Nev-i şahsına münhasır düşünürümüz Hüseyin Rahmi Göktaş'ın Türk dili ile ilgili devrim niteliğindeki yargılarını önceki yıllar hatırlarsanız sizlere taşımaya çalışmıştım. Yazarın Runa Simi'den sonra yeni bir kitabı daha çıktı. Bu kitabında Göktaş, Sayılar Ontolojisi ile uğraşıyor. ]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2010/01/07/bu-lahit-baska-bir-lahit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hüsrev Hatemi</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/husrev-hatemi/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/husrev-hatemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:53:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>husrevhatemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Temaşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Naili merhum “mestane nukuş-i suver-i Aleme baktık / Her birini bir özge temaşa ile geçtik” demiş. ”Evren’in görüntülerine, nakışlarına baktık her birini kendimize özel bir seyretme biçimi ile geçtik” demek istiyor.13 yaşında idim. Bana ve birader Hüseyin’e, lise edebiyat kitabından bu beyti gösteren, o zaman yirmi yaşlarında bir genç olan rahmetli Prof.Dr. Muammer Kemal Özergin idi. Eski kültürümüzü, tarihimizi her zaman ciddiye alan bir kişi olduğu halde, gençlik icabı O da kendini tutamamış ve bu beyte nazire yazmıştı: “ Kestaneleri yakıp Aleme baktık / Her birini bir özge temaşa ile attık.”  Bu nazireyi yazan, bir genç, dinleyen de iki çocuk olduğu için,  bu da özge bir tad vermişti. Muammer Bey, benim, Fırat Kızıltuğ’un, Altan Deliorman’ın ve Prof.Dr. Osman Fikri Sertkaya’nın yüreğinde “Ağabey”unvanı altında kayd olunmuştur.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/husrev-hatemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NOT DEFTERİ</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/not-defteri/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/not-defteri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:45:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Ayçil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Kurşun Kalem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[2010’da kime sorsanız, size artık dünyanın çok küçüldüğünü söylerdi. Ülkeleri ve kıtaları birbirine bağlayan geleneksel haberleşme yöntemleri pek çok yerde neredeyse unutulmuş gibiydi. İnsanlar o yıllarda, televizyon kanallarının, internetin ve görüntülü haberleşme cihazlarının karnını doyurmakta güçlük çekiyordu. Ekranlar, hayatı, toplumları şaşırtacak bir malzeme olarak işledikleri için, sıradanlık da durağanlık da fazlasıyla can sıkıcı bir hal almıştı. ]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/not-defteri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bıçak Sırtında Yürürken Tutulmuş Notlar…</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/bicak-sirtinda-yururken-tutulmus-notlar%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/bicak-sirtinda-yururken-tutulmus-notlar%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:42:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihatnasir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Son hadiseler birçok kimsede olduğu gibi bendenizde de 1993 yılında Bingöl’de gerçekleştirilen hain provokasyonu çağrıştırdı.
Tabiidir ki, bendeki çağrışımı farklıydı. 
Zira o tarihlerde Bingöl’de ikamet ediyordum ve hadisenin arka planına dair tüyler ürpertecek duyumlara sahiptim. 
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/bicak-sirtinda-yururken-tutulmus-notlar%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DERİN BOŞLUK VE ZAMANIN RUHU…</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/derin-bosluk-ve-zamanin-ruhu%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/derin-bosluk-ve-zamanin-ruhu%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sibeleraslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl Defter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların henüz “zamanın ruhu” denen şeyden haberdar olmadıkları günlerden birinde, zavallı ve yorgun havari Pavlus, laf anlatmakta zorlandığı Yunancıklara* söylüyordu bunu:
“Bir deli gibi konuşuyorum ama çok daha fazlasıyım…”
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/12/16/derin-bosluk-ve-zamanin-ruhu%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ateşten Kelimeler</title>
		<link>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/11/25/atesten-kelimeler/</link>
		<comments>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/11/25/atesten-kelimeler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 18:58:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sibeleraslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl Defter]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekhayat.com.tr/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[“Biz senin göğsünü şerh edip genişletmedik mi?” İnşirah Suresi böyle sorar sorusunu. Göğsü açılıp, yüreğine sekinet indirilendir sevgili Efendimiz… Belki bu yüzdendir, Peygamberimizin gönlüne bakarız, o gönülden yol bulmak için, şerhi şerh ederek, sadrı genişletmek için, kelimelere koşarız]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.gercekhayat.com.tr/2009/11/25/atesten-kelimeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
