Son dakika: Ebu Ammar Mekke’den bildiriyor!

Siyer Gazetesi4

Peygamber Efendimizin (sav) dönemindeki haberleri, sanki dün yaşanmış gibi veren bir gazete girdi basın dünyamıza. “Put festivalinde karışıklık”, “İran’dan yeni bir hamle”, “Kuran okumaya taşlı sopalı müdahale”, “Hira’dan sessiz yükseliş” gibi manşetleriyle medya dünyasına hızlı giriş yaptı. Başakşehir Mehmet Emin Saraç İmam Hatip Lisesi 10. sınıf öğrencileri, Esra Çiftçi Dindar Hocalarının önderliğinde çıkardıkları Siyer gazetesiyle, 1400 yıl önce yaşananları güncel haber diliyle veriyor. Bu üslup siyer eğitimi açısından hem merak uyandırıyor, hem de akılda kalıcılığı kolaylaştırıyor. Öğrenciler yaptıkları işte heyecanlı, gelen tepkilerden memnun. İlk sayısı bin adet basılan gazete, şu anda on bin basıyor. Abonelik sistemiyle ulaşılan gazeteye yurt dışından da talep var.

Allah Resulünün hayatını hikaye gibi okuyoruz

Siyer dersi bağlamında verdikleri proje ödevlerinin öğrencilere pek hitap etmediğini, onlara hitap edecek eğlenceli metotlar denerken böyle bir fikir düşündüklerini söyleyen Esra Çiftçi Dindar, Siyer Gazetesi’nin ortaya çıkışını şu şekilde anlatıyor: “İlk sayıda örnek olsun diye bir dosya kağıdına Hz. Ömer’in Müslüman oluşuyla ilgili bir sayı hazırladık. ‘Ömer İslam’la şereflendi’ diye manşet attık. O zamanlar öğrenciler 9. sınıftı. Meslekten arkadaşlara gösterdiğimizde çok beğendiler. Hz. Peygamber’in içinde doğduğu toplumun adım adım nasıl şekillendiğini bu gazete sayesinde çocuklar daha iyi anlıyor. Çoğu zaman Allah Resulü’nün (sav) hayatını hikaye gibi okuyoruz. Bu gazete sayesinde günün içinden bir haber akışı yayınlayarak daha akılda kalıcı oluyor. Hz. Peygamberin neler çektiğini anlasınlar, içindeymişler gibi hissetsinler diye bu çalışmayı başlattık.”

Siyer Gazetesi’nde Ebu Ammar künyesiyle köşe yazan İsmail Bulut, o döneme uygun olsun diye bu ismi kullandığını söylüyor. Üsluplara dikkat ederek o zamanı anlatmaya çalıştığını söyleyen Bulut, “O dönemi dün olmuşçasına yorumlayarak köşeme taşıyorum. Bu projeye başlarken sadece kendimi geliştirmek istiyordum. İleride belki kitap ya da düşünce yazıları yazarım diye düşünüyordum. Hedeflediğimin daha fazlasını burada buldum diyebilirim. Küçük çaplı bir gazete olacağını düşünüyorduk, ama çok güzel tepkilerle büyüdü. Bu da bizi şevklendirerek, daha da fazla sarılmamıza sebep oluyor.”

Tebliğ yapmak çok zormuş

Manşetleri atmak konusunda zorlandıklarını söyleyen Abdülkerim Kahraman, “Put festivalinde karışıklık” başlığıyla gazetenin en ilginç manşetini atanlardan. Kahraman, “Ben bir kitapta sahabeden Zeyd bin Amr’ın (ra), putlara tapanlara karşı uyarılarda bulunmasıyla, orada bulunan müşriklerin gülen yüzlerinin bir anda asıldığını okudum. Bu başlık oradan aklıma geldi” diyor. Yazılan şeylerin doğru ve güvenilir kaynaktan olması gerektiğini söyleyen Yavuz Selim Ardın da, “Araştırmalarımızı ona göre yapıyoruz. Peygamber Efendimizin (sav) nasıl tebliğ yaptığını, bunun ne kadar zor bir şey olduğunu araştırmalardan öğreniyoruz. Kendi hayatımızın ne kadar konforlu olduğunu da görmüş oluyoruz böylece. Biz de elimizden geldiği kadar insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz.”

Yurt dışından da olumlu tepkiler var

Gazetede araştırma görevinde bulunduğunu söyleyen Burak Çetik, arada sırada yazı da yazıyor. Gelen tepkilerden o da şaşkın ve sevinçli: “İlk etapta gazetenin okulda ve okul çevresinde yayılacağını düşünmüştük. Türkiye’nin her tarafından hatta yurt dışından olumlu tepkiler almamız işimize daha çok sarılmamıza sebep oldu. Bazı öğretmenler bizi arayıp takdir ettiler. ‘Bizim düşünüp de yapamadığımızı siz yaptınız’ dediler. Bunlar bizi çok sevindiriyor.”

Siyer Gazetesi’nde sadece manşetlerin farklı olmadığını söyleyen Esra Çiftçi Dindar, “O dönemi anlatırken sanki dün yaşanmışçasına yazmaya çalışıyoruz ve onu gazetedeki haber diline çeviriyoruz. Günlük bir gazete gibi düşünün. Allah resulünün geldiği toplum farklı olsa da, dönem değişmiş olsa da o toplumun da bir yönetim kesimi ve bir meclisi var. Öğrenciler, bugünün o günden farklı olmadığını görüyorlar. Meclis terimini özellikle kullanıyoruz, çünkü bir meclis özelliği taşıyor. Hz. Peygamber’in (sav) yönettiği bölgenin bir şehir devleti olduğunu, günümüzde var olan meclislerle benzerlik gösterdiğini vurguluyoruz ki empati kurabilsinler” diye açıklıyor.

Dış haberler de var

Daha çok dış haberlerle ilgilenen Akif Tezcan, siyer kitaplarında geçen mucizeleri değil, olayları anlattıklarını ifade ederek şunları söylüyor: “Siyer kitaplarında anlatılan tozlu rafların arasına sıkışmış ilgi çekici olayları da gündeme getirerek yeniden hatırlanmasını ve günümüzdeki benzerliklerini ortaya koymaya çalışıyoruz. Tarihte İlk kanı kim döktü mesela? Dirhemin karşılığı günümüzde ne kadar? İran’la Araplar arasında yaşanan Zikar Savaşı’na yer vererek, Arapların dış dünyayla bağlantılarını da anlatıyoruz. Sadece siyer anlatmakla yetinmiyoruz.”
Geçmişe dayalı bir haber araştırması olduğundan dolayı konuyla alakalı görsel bulmakta zorlandıklarını söyleyen Burhan Yazıcı ise ikinci sayıdan itibaren ekibe katılmış. Yazıcı: “O dönemin olaylarını, kişileri saygı çerçevesinde sembolik soyut bir şekilde resmetmeye çalışıyoruz. İlk denemesini son sayımızda yaptık. Görselde, Ebu Leheb’in ateşini eşi odun taşıyıcı olarak artırırken, Hz. İbrahim’in ateşine karıncaların bile su taşıdığını çizdik” diyor.

Reklam yok, sponsor yok

Ayda bir çıkan Siyer gazetesi, Peygamber efendimizin gençlik döneminden itibaren olayları ele alıyor. Ölümüne kadar da devam edecek. Ekipte herkes gazetede yazı yazmıyor. Kimisi sosyal medyada aktif, kimisi dağıtım ve pazarlamada. 10 kişilik yazar kadrosuyla her sayıdan önce yayın toplantısı yaparak iş bölümü yapıyorlar. Okul aile birliğinin desteğiyle çıkan gazeteye reklam almayı düşünmüyorlar. Güzel bir örnek olan Emin Saraç İmam Hatip Lisesi’nin çıkardığı Siyer gazetesinden sonra, Kadıköy İmam Hatip Lisesi de Mekke’nin Fethi için özel bir gazete çıkarmış. Gençlerden umutlu olduğunu söyleyen Esra Çiftçi, “Yeni nesilden şikâyet etmeye alışkınız, ama onlar bizim gibi değiller. Biz derdimizi gençlere anlatabilirsek, onlar da dünyaya anlatırlar” diyor.

Benzer konular