Çocuk gözüyle 15 Temmuz

Afyonkarahisar'da vatandaşlar, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi desteğiyle İstanbul Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"ne destek vermek için Anıtpark Meydanı'nda toplandı. ( Mustafa Bayer - Anadolu Ajansı )

Yeni eğitim ve öğretim yılının zili çalarken, “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma” programıyla ilk derse giriş yapıldı. Darbe girişimiyle ilgili broşürler çocuklara dağıtıldı, vatan ve millet sevgisi konuşuldu. 15 Temmuz’a dair anıların anlatıldığı derslerde, çocuklar o geceyi anlatan mektuplar yazdılar. Biz de bu hafta çocuklara 15 Temmuz’u sorduk, o gece neler hissetmişler, 15 Temmuz denildiğinde ne anlıyorlar bunları konuştuk, yazdırdık. Çoğu korkmuştu, ülkelerinin Suriye gibi olabileceğini düşünenler bile vardı. Fakat bu milletin birlik olunca neler yapabileceği ve hiçbir güce boyun eğmeyeceği konusunda inançları tamdı; Türkiye’de doğdukları için gururluydular.

FETÖ’nün askerlerine sesleniş
Eren Gündüz (11)

O gece orada olanları düşündün mü sen? 250’ye yakın şehit vardı. Ama sen hâlâ kendi halkına, kendi annene, kendi babana ateş ediyordun. Bizim milletimizin verdiği paralarla giyiniyor, yiyordun. Ayrıca küçükken dememiş miydin “Ben asker olacağım, halkımı koruyacağım” diye? Peki, şimdi neden halkını korumuyor, ateş ediyorsun? Niye sözünde durmuyorsun? Neden hâlâ FETÖ’nün yanındaydın? Yoksa ondan korkuyor muydun? Hayır! Bence sen halktan korkuyordun. Çünkü FETÖ karşısında dimdik duran büyük bir millet vardı. Halkımız o gece teröre ve darbeye karşı dimdik durdu. Yaşasın milletimiz! Yaşasın halkımız.

Ağlayan adamın yaptığını öğrendim
Berke Efe Şanlı (13)

Yaz tatilinde olduğumuz için bilgisayar başında oyun oynuyordum. Sonra internete girdim, sosyal medya sitelerinde fotoğraflar paylaşılmıştı. Ülkede neler oluyor filan diye konuşuyordu herkes. Ben de durumu aileme anlattım, inanmadılar. Araştırmaya devam ettim. Tam o sırada bomba patlamış gibi bir ses duyuldu. Ailem ancak öyle inandı. Babam uyuyordu, uçak sesiyle uyandı. Annem beni yanına aldı. Beraber Fetih Suresini okuduk. Ülkemize dua ettik. Salâları ilk duyduğumda şehitler için okunuyor sandım ama ardı arkası kesilmeyince gerçek amacını anladım. Tüylerim diken diken oldu. Allah’ın yardımını hissettim. Başta bunu yapanın PKK olduğunu sandım. Sonradan Peygamberimizi anlatırken ağlayan o adamın bunu yaptığını öğrendim. Bir münafık olduğunu anladım. O gece üç-dört gibi uyudum. Sabah yediye karşı komşumuzun annesinin ağlamalarıyla uyandım. Herkes etrafına toplanmıştı. Ne oldu diye sordum. Oğlu şehit düşmüş. Volkan (Canöz) abi… Bizim bir tane Türkiye’miz var. “Sen bundansın, sen bundansın” diye ayıramayız, o gece bunu gösterdik, bir olduk. Yine böyle bir şey olursa -inşallah olmaz- Volkan abinin yaptığını yapar, sokağa çıkarım.

Yoksa ben de mi babasız kalacağım?
Selim Baş (14)

Darbe olduğunu ilk öğrendiğimde anlam veremedim. Hep okumuştum, izlemiştim ama bizim yaşayacağımızı hiç düşünmemiştim. İlk haberler gelmeye başladığında babam bizimle helalleşti. Babama “ben de geleceğim” dedim. Babam, “Bir aileden iki erkek gitmez, ölürse bir erkek ölür” dedi ve çıktı. Aradan saatler geçti, köprüde askerin halkı taradığını öğrendiğimde “yoksa” dedim, “yoksa ben de mi babasız kalacağım”. Babam telefonunu açmıyordu, bir süre sonra salalar okunmaya başladı. Sabah namazı vakti yaklaştığında babam aradı ve sabah namazını kılacaklarını söyledi. İman gücü ile darbe savuşturuluyordu. Allah şahidimdir, 15 Temmuz’u unutmayacağım, unutanlara da hatırlatacağım ve kimseye “onlar boşuna öldü” dedirtmeyeceğim.

Boşuna dua ettik
Muhammed Zahid Bayram (8)

15 Temmuz gecesi köprüdeki askerleri televizyonda görünce, bombalı saldırı ihbarı var da ondan ordalar sandım, korktum. Dua ettim askerlere. Onların terörist olduğunu, gönderenin Fetullah Gülen olduğunu bilmiyorduk. Sonradan öğrendik, dualarımız boşa gitti. Evlerin üzerinden jetler, helikopterler geçiyordu. Korkum daha da arttı. Suriye’deki gibi bir savaş olacağını düşündüm. Sabah haberlerde askerlerin tutuklandığını görünce mutlu oldum, içim rahatladı. Darbeden birkaç gün sonra Beştepe’ye Cumhurbaşkanlığının önüne gittik. Bombaların düştüğü yeri gördük. Zırhlı araçlar vardı. Çok şükür onlar kazanamadı. Millet kazandı, Türkiye kazandı.

Geleceğimize darbe lekesi
M. Emre Sevinç (14)

Darbe… Neden olmuş olabilir? Gerekli, düzene karşı olan bir isyan mı? Yoksa çok mu Müslüman göründü onların gözüne bu memleket? Yoksa bazı münafıklar, Amerikan mandası yapmak mı istedi bizi? Askerler, canımızdan çok sevdiğimiz Mehmetçiklerimiz, emir kuluymuş meğer. İradeleri yokmuş. Koruması gerektiği vatandaşlara silah doğrultup, hiç düşünmeden vurmuşlardı tam kalbinden. Tam kardeşlik vaktiyken, Ortadoğu kan ağlarken, Türkiye kötü durumdayken, 15 Temmuz Cuma günü, Müslümanların bayramıyken, 30 yıl geriye götürmek istediler bizi. Salalar susturdu onların uçaklarını. “Vakit savaş vaktidir” diye çağırdı bizi salalar. Halkın demokratik yollarla seçtiği hükümeti, halkın gözü önünde yok etmeye çalıştılar ya, hala gülüyorum.

Başörtülülerin özgür olamayacağını düşündüm
Merve Kartal (14)

Darbe gecesi ailemle birlikte Üsküdar’dan eve dönüyorduk. Sahildeyken, köprüden arabaların geçmediğini fark ettik. İlk olarak tatbikat nedeniyle köprünün kapatıldığını sandık ama arabanın radyosunu açınca, köprüyü kapatanların askerler olduğunu öğrendik. Babam askerlerin görev yerinin köprü olmadığını ve darbe olabileceğini söyledi. Beylerbeyi tarafına geldiğimizde, çok trafik olduğundan arka sokaklardan eve zor varabildik. Televizyonu açınca sahiden darbe yapıldığını öğrendik. Hepimiz şok halindeydik. İlk kez bir darbeye şahit oluyordum. Duyduklarımdan yola çıkarak, hiçbir başörtülü bayanın sokakta kapalı gezemeyeceğini, eskisi kadar özgür olamayacağını düşündüm. Birkaç saat geçince babam, amcamı ve birkaç komşumuzu da alıp Kısıklı’ya gitti. Hepimiz endişeliydik. Sahiden “ya darbe girişimi başarılı olursa, ne yaparız” diye. Bir de TRT haberdeki spiker hanımefendi vardı dikkatimi çeken. Onun yüz ifadesi hayatım boyunca aklımdan hiç çıkmayacak. Yüzü buz gibiydi. Eminim ki o da en az bizim kadar korkmuştu. Ama ben o günden sonra anladım ki bizim elimizden hiç kimse bu vatanı alamaz. İyi ki bu vatan toprağında yaşıyorum, iyi ki Türk’üm.

Biz Türkiye’yiz
Berrak Zeynep Sert (11)

O gün sabah böyle bir olay olacağını kimse bilmiyordu. Kimse böyle bir olayın yaşanacağını tahmin bile etmiyordu. Belki de o sabah tatile, ziyarete, eğlence yerine yani güzel vakit geçirmeye gidenler vardı. Ta ki, 22:00’a kadar. İşte o an ülkemizi elimizden almaya, bizim ülkemizin, Türkiye’nin kontrolünü ele geçirmeye çalıştılar. Fakat onlara izin vermedik. Onları tek yürek olarak, milletçe yendik. Bir sürü vatandaşımız şehit oldu. Ama o hainler bizi, Türkiye’yi yenemeyeceklerini anladılar. Biz Türkiye’yiz. Tek yürek, tek milletiz.

Ağlamam geçince yatsı namazını kıldım
Zergün Şevval Teke (9)

O gün babam dışarıdaydı. Haberi ondan aldık. Öncesinde annemle ben bir haber kanalından askerlerin köprüyü kapattığını görmüştük fakat normal bir şey sanıp geçmiştik. Babam eve geldi, üzerini değiştirip gitti. İçimde kötü bir his vardı, ağlamaya başladım. Ağlamam geçince yatsı namazını kıldım. Dua ettim. Annemle beraber haberleri izlemeye devam ettik. Küçük kardeşim olduğu için babamla gidemedik. Babam ilk olarak havaalanına gitmiş. Sonra Cumhurbaşkanlığı’na gitmek istemiş, yanlış yola girip Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gitmiş. Babam gider gitmez de Cumhurbaşkanlığı’nda bomba patlamış. Babam başka neler yaşadı bilmiyorum. Bize anlatmıyor. Biz o gece hiç uyumadık. Vatanıma, milletime bir şey olacak diye çok korktum. Bu askerler nasıl bu kadar hain olabildi, anlamıyorum. Bu vatan için canını verenlere, tankların üzerine çıkanlara çok teşekkür ederim. Bu vatan onların sayesinde kurtuldu. Darbe başarılı olsaydı belki şimdi Suriye gibi olacaktık, hiç dışarı çıkamayacak, okula gidemeyecektik, aç kalacaktık. Allah’a şükrediyorum.

Farklı olsak da bir bütün olduk
Z. Sıla Can (14)

15 Temmuz gecesi insanların vatanları uğruna, annelerini, babalarını, çocuklarını, eşlerini arkada bırakıp demokrasinin yanında yerlerini almaları, ne kadar farklı olsak da bir bütün olduğumuzu hatırlattı bize. Ve bu bütünlüğü ne tanklar, ne uçaklar ne de silahlar bozabildi. 15 Temmuz gecesi, şehitlerin inşa ettiği bu vatan uğruna birlik olup, nelere göğüs gerebileceğimizi bütün dünyaya kanıtladık.

Halkın yapabilecekleri
Barış Gül (14)

Darbe girişimi ile ilgili düşüncelerim çoğunluktan farklı olabilir. Malum, halkımız en ufak olayda, o alanda uzman haline gelebiliyor. Ben bu yazımda darbeye kaşı halkın tutumunu ele alacağım. Halk, bu olay karşısında birlik olmayı başarabildi. Bu olayla beraber de Kurtuluş Savaşı ruhunun ölmediğini, inandıkları, bağlandıkları kişiler uğruna her şeyi yapabileceğini gösterdi. Bu olayla birlikte belki de, bazı kişilerin planlarını yeniden yapmalarına sebep oldu. Tebrik ediyorum.

Suriye gibi olabilirdik
Muhammet Emin İzmir (14)

15 Temmuz gecesi, her akşam olduğu gibi ailece akşam yemeğimizi yiyorduk. Sonrasında ablam köprünün tanklar tarafından kapatıldığını söyledi. Biraz sonra da TRT’deki spiker sokağa çıkma yasağının başladığını ve darbe olduğunu söylüyordu. Darbenin tam olarak ne demek olduğunu bilmiyordum. Ama o an evdekilerin telaşından çok kötü bir şey olduğunu anladım. Babam ara sıra geçmişte yaşadıkları darbeden bahsediyordu ama o anlattıkları bana hikâye gibi geliyordu. Sonra Cumhurbaşkanımız, herkes sokağa çıksın dedi. Hep birlikte havaalanına doğru yola çıktık. Şirinevler’e kadar araçla gittik. Sonrasında yürümeye karar verdik. Hiç tanımadığım abilerle yürüyüş yaptık. Büyük bir bayrak açtık, sloganlar attık. Gece 4 gibi evimize döndük. Artık her şey düzelmiştir diye düşünürken, haberleri izleyince tedirgin oldum. Ülkemizde iç savaşın çıkacağını sandım. Sonra evimizin üzerinden çok yakın mesafelerden uçaklar geçmeye başladı. Çok korktum. Çok gürültülü geçiyorlardı. O gece hiç uyuyamadım. Ertesi günün nasıl olacağını düşünüyordum. Çünkü Suriye gibi olabilirdik. Şehit ve gazilerimizin olduğunu öğrendik. Bir ablamın çalışma arkadaşı ile diğer ablamın üniversite hocası şehit olmuştu. Çok üzüldük. O gece çok kötü bir geceydi. Allah bizlere bir daha yaşatmasın öyle geceleri.

Hayatımın en kötü gecesi
Reyyan Talaş (9)

Hayatımın en kötü gecesiydi. Meydanlarda tankları, şehitleri gördükçe içimi korku sardı. O gece uyumak istesem de uyuyamamıştım. Sonra oturma odasına geçtim. Televizyon açıktı. Recep Tayyip Erdoğan konuşuyordu. Şöyle dediğini hatırlıyorum: “Bu vatan bizim, bu millet bizim, bu ülke bizim, bu bayrak bizim!” Bu sözler beni çok etkilemişti. Erdoğan’ın konuşmasından sonra herkes sokaklara çıktı ve ülkemiz kurtuldu.

Bizim vatanımız sahipsiz değil
Hiranur Büyükbaş (10)

15 Temmuz Cuma günü annemle birlikte dolaşmaya çıktık. Sonra babam aradı ve misafir geldiğini söyledi. Biz de eve geçtik. Abimin arkadaşı bize misafir gelmişti. Annem, babam ve ben oturma odasında oturuyorduk. O sırada abim babama seslendi. “Baba çabuk haberleri aç, darbe yapıyorlar” dedi. Babam hemen televizyonu açtı. Köprüyü kapattıklarını gördük. Tabii ben darbe nedir bilmiyorum. Ama kötü şeyler olacağını hissetmiştim. Zaman geçtikçe çok gürültülü sesler duymaya başladık. Cumhurbaşkanımız konuşma yaparak halkı meydanlara çağırdı. Babam ve amcamlar bayraklarıyla Cumhurbaşkanımızın dediği gibi meydanlara gittiler. Bu arada dışarıdan “ya Allah bismillah” sesleri geliyordu. Bu beni endişelendirdi. Babamlar geldiğinde kontrolün Türk milletinde olduğunu söylediler. Bu darbe süreci günler geçtikçe azalmasına rağmen bir sürü şehidimizin olduğu ortaya çıktı. Darbeciler de birer birer yakalanıyordu. O an her şeyin düzeleceğini hissetmeye başladım. Daha sonra Cumhurbaşkanımız tehlike tamamen geçene kadar meydanlarda kalmamamızı söyledi. Türk bayraklarıyla, darbeye karşı olan bu direnişe katkı sağlamak istedik. Ve bununla gurur duyuyorum. Herkes bunu anlasın ki bizim vatanımız sahipsiz değildir. Bütün şehitlerimizin ailesine başsağlığı diliyorum.

Eskisi gibi oynayamayacağız sandım
Yunus Emre Ceylan (12)

15 Temmuz gecesi hiçbir şeyin farkında değildim. Çünkü ilk defa böyle bir olayla karşı karşıya kaldım. O gün dedemlerdeydim. Gece, yatsı namazını kıldıktan sonra uyuya kalmışım. Sabah namazına kalktığımda dedem televizyon izliyordu. Ne izliyor diye baktım. Ülkemizin askerleri kendi vatandaşlarını vuruyordu, şehit haberleri vardı. Büyük bir olay olduğunu anladım. “Dede ne oluyor” dedim. “Oğlum darbe oluyor” dedi. Sonumuz Suriye gibi olacak zannettim. Sokaklara çıkamayacağız, eskisi gibi oyunlar oynayamayacağız zannettim. Korktum. Ertesi gün meydana indiğimde küslerin yan yana olduğunu gördüm. Kürdün, Türkün ayrı olmadığını düşündüm. Salalar okundukça tüylerim diken diken oldu. Allah o günleri bize inşallah bir daha yaşatmaz.

Havai fişekleri bomba sandım
Fatma Sena Büyükdağ (11)

15 Temmuz gecesi darbe olduğunu duyduğumda kalbim durur gibi oldu. Üzerimdeki şoku biraz atınca üç fetih suresi okuyup dua ettim. O gece yaşadıklarımdan sonra uçak seslerini F16, havai fişekleri bomba sanıyorum. Derslerde Birinci Dünya Savaşı’nı, Çanakkale Savaşı’nı anlattıklarında fazla bir şey anlamazdım. Ama darbeden sonra savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anladım. Sanki Çanakkale’de yaşananları o gece biz tekrar yaşadık. Şimdi okullar açıldı. İlk hafta derslerde 15 Temmuz gecesiyle ilgili şeyler anlatılıyor. Çok korkuyorum, titriyorum. Savaşta bombalarla ölmek istemiyorum.

Darbeci askerler ikna olmadı
Efe Miraç Koç (8)

15 Temmuz gecesi darbeci askerler bize darbe yapmaya kalktılar. Cumhurbaşkanımız televizyondan “herkes meydanlara çıksın” dedi. Bunu duyan insanlar meydanlara dağıldı. Darbeci askerlerin karşısında durdular. Ve “siz bizim askerimizsiniz, neden bize darbe yapıyorsunuz” dediler. Onları ikna etmeye çalıştılar. Ama darbeci askerler ikna olmadı, silahla ateş etti. Bazı vatandaşlarımız hayatını, bazısı da kolunu bacağını kaybetti. Can ve mal kaybı oldu ama vatandaşlarımız kazandı. Türkiye’nin her yerinde insanlar nöbet tuttu. Cumhurbaşkanımız “nöbeti bırakabilirsiniz” deyince herkes evlerine döndü.

İman gücünü hesaplayamadılar
Muhammed Enes Taşçı (10)

15 Temmuz darbe girişimini televizyonlardan öğrendim. FETÖ bize TSK ile saldırdı. FETÖ bizim tanklarımızı, silahlarımızı bize çevirdi. Köprüleri kapattı. Herkes iman gücüyle havalimanına gitti. Her yer bombalanmaya başladı. Herkes gibi babam da dışarı çıktı. Biz evdeydik, bomba sesleri duydum. Jetler alçak uçuş yaptı. Çoğu ev ve dükkânların camı kırıldı. FETÖ her şeyi planlamıştı, ama milletin iman gücünü hesap edemedi.

İlk defa insanlar darbeyi püskürttü
Ensar Kaptan (12)

14 Temmuz günü arabamızla Ankara’dan Balıkesir’e tatile gidiyorduk. Kazan taraflarından geçerken Akıncı Üssü’nün önünde bir helikopter görmüştük. Ama bunu sıradan bir olay gibi algılamıştık. Kim bilir, belki de bir sonraki gün yapılacak darbe girişiminin hazırlıklarından biriydi. 15 Temmuz akşamı Edremit’teki evimizin terasında otururken Ankara’daki arkadaşları anneme savaş uçaklarının alçak uçuş yaptıklarını haber verdi. Hatta bomba atıldığını söyleyenler vardı. Babam önce duruma inanamadı. Ancak TRT’nin darbeciler tarafından ele geçirildiği, İstanbul’da da Boğaz Köprüsü’nün kapatıldığı sosyal medyaya düşünce babam hemen TRT’yi açtı. Spiker bildiriyi okurken hepimizin içine büyük bir karamsarlık ve üzüntü çöktü. Kanal değiştirince Cumhurbaşkanımızın meydanlara çıkın çağrısını duyduk. Edremit’te Cumhuriyet Meydanı’na ilk çıkanlar arasındaydık. Meydana geldiğimizde pek kimse yoktu, başta biraz korktum. Tekbir ve sala sesleriyle çok duygulandım. Zaman ilerledikçe kalabalık arttı ve insanlar birlik oldu. Darbecilerin başarılı olamayacağını anladım. Böyle bir millet olduğumuz için gurur duydum. Önceki yıllarda da darbeler olmuş. Ama ilk defa insanlar bir darbeyi püskürttü ve milli iradeye sahip çıktı. Sanırım insanlar bir darbe anında ne yapması gerektiğini artık öğrendi.

Türk milleti esir edilemez
Azra Çetinkaya (12)

15 Temmuz’da kâbus dolu bir gece yaşadım. Savaş helikopterleri lojmanımızın üstünde bize ateş ederken, kendimi savaşta gibi hissettim. Olanlara bir anlam veremiyordum, çok korkmuştum. Kendi askerimiz sandıklarımın vatan haini olduğunu anladım. Üzüntüm bir kat daha arttı. Milletin dişinden tırnağından artırıp aldığı, vatan savunmasında kullanılması gereken uçakları, helikopterleri, tankları, silahları kullanarak işgal girişiminde bulundular. Bu yüce milletin üstüne adeta ölüm kustular. Türk milleti ve Ömer Halisdemir gibi 15 Temmuz ile özdeşleşmiş vatan evlatları bu hain işgal girişimini boşa çıkararak, dünyaya bir kez daha Türk milletinin esir edilemeyeceğini gösterdi.

Benzer konular