İbrahim Paşalı
Tohumun kaderi, içine düştüğü topraktır… Tohum istediği kadar iyi olsun, içine düştüğü toprak iyi değilse, mukadderatı malumdur: akıbeti mahzundur. ‘İçinde’ yaşadığımız topluluğun ve toplumun etkilerini layık-ı veçhile hesaba katmamak, insanı, hakikatin sol’una veya sağ’ına savurabilir. Yolun sağ’ında veya sol’unda olan insan, mugalâtadan başka bir yere varamaz. Yoldan çıkılmıştır bir kere… Bu da ‘entelektüel yolsuzluk’tur.
Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” hikâyesi ile büyüyen kişinin, sonradan görmelerin sosyolojisinden kanı kaynamaz, gözleri kamaşmaz, kelimeleri parlamaz. Hoca Nasreddin’in tedrisinden iyi kötü geçmiş kişi, günlerini bu fakir tartışmalarla niçin israf etsin? Doktorasını Karacaoğlan ile yapmanın derdine düşer. Dert, insanın pusulasıdır.