12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda mühimmat ele geçirilmesi ve ardından başlatılan Ergenekon soruşturmasının üzerinden üç yıl geçti. Ayışığı, Sarıkız, Eldiven, Kafes derken Ergenekon soruşturması akıl almaz bir derinlik kazandı. Binlerce sayfalık iddianamede kayda geçen iddialar, soruşturmayı tahmin bile edemeyeceğimiz noktalara taşıdı. Ama üç yıl içerisinde kanıksadık da bu tür haberleri! Başlangıçta kamuoyunda şok etkisi yaratan ‘darbe iddiaları’ ilk günkü heyecanı vermiyordu artık. O kadar ki, herhangi bir yerde toprağın altından law silahları çıkarılsa, haberin kendisinden çok etrafında dönüp duran spekülasyonlar ve magazin malzemeleri konuşulur oldu. Türkiye tarihinin en ciddi, en kapsamlı soruşturması olan Ergenekon soruşturması, bir kısım medya tarafından bilinçli bir şekilde sulandırılmaya çalışıldı. Darbelerden, hukuksuzluktan ve özgürlük kısıtlamalarından defalarca zarar görmüş, mahkûm olmuş, bu konuda çokça ağzı yanmış medya mensupları bile, bilerek ya da bilmeden bu ‘sulandırma çabasının bir parçası oldu. Nihayet Ergenekon iddianamesi de kahvede, berberde, kantinde magazinleştirilerek bir şaka malzemesi haline geldi.
